Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/6632 E. 2011/1982 K. 16.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6632
KARAR NO : 2011/1982
KARAR TARİHİ : 16.02.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 29.01.2010
No : 247-11

Taraflar arasındaki karşılıklı sözleşmenin iptali, itirazın iptali-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın da kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında 23.03.2004 tarihli kira sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme ile davalının taşınmazının kum çakıl işletmeciliğinde kullanılmak üzere 10 yıllık süre ile kiralandığını, valilik emri ile kum ocağındaki çalışmanın sona ermesi üzerine 01.01.2008 tarihinde davacının taşınmazı tahliye ettiğini, kira süresince taşınmazın bir kısmını davalının kullandığını, tahliyeden sonra tüm taşınmazın davalı tarafından kullanıldığını, kira sözleşmesinin ihtarname ile feshedildiğini, davalının kira sözleşmesine dayalı alacağa istinaden icra takibi başlattığını belirterek, kira sözleşmesinin 23.09.2008 tarihi itibariyle feshini, bu tarihten sonraki kira borcundan sorumlu olmadıklarının tespitini, davalıya fazladan ödenen 50.000.-TL’den 45.000.-TL tazminatın mahsubu ile 5.000.-TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, icra takibine konu alacakla ilgili borçlu olmadıklarının tespitini, %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2009/139 esas sayılı dosyada, davalı-karşı davacı … vekili, müvekkilinin taşınmazını davacı-karşı davalıya kiraya verdiğini, 20.000.-TL kira bedelinin ödenmediğini, davacı-karşı davalının tek taraflı sözleşmeyi feshettiğini, feshin geçersiz olduğunu, taşınmazdaki ağaçların zarar gördüğünü belirterek, 20.000.-TL’nin faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2008/438 esas sayılı dosyada davalı-karşı davacı … vekili, kira bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davacı-karşı davalının itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davacı-karşı davalı vekili ile davalı-karşı davacı vekili, müvekkillerine yöneltilen davaların reddini istemişlerdir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin adi kira sözleşmesi olduğu, BK.nun 262/1-1 maddesine göre, fesih beyanını içerir ihtarnamenin gönderildiği, kira sözleşmesinin 23.09.2008 tarihi itibariyle feshedildiğinin kabulü gerektiği, fesih tarihine kadar ödenmesi gereken kira bedelinin 40.500.-TL olup, bilirkişi raporuna göre taşınmazdan sökülen ağaç bedelinin 32.230.08.-TL olduğu, ancak 10 yıllık kira süresince gelecek kira bedeli karşısında davalı-karşı davacının ağaç bedelinden vazgeçmesi nedeniyle bakiye kira süresi olan 5,5 yıllık döneme isabet eden ağaç bedeli tutarının 17.726.87.-TL olacağı, bu miktarın kira bedeline eklenmesi suretiyle davacı-karşı davalının fesih tarihine kadar ödemesi gereken tazminat ve kira bedeli toplamının 58.226.87.-TL olduğu, davacı-karşı davalının ödediği 50.000.-TL mahsup edildiğinde davacı-karşı davalının 8.226.87.-TL ödemesi gerektiği, bu miktara BK.nun 264.maddesine göre kira geliri kaybından dolayı ödenecek tazminat miktarı olan 6 aylık kira bedeli eklendiğinde davalı-karşı davacının alacak miktarının 12.726.87.-TL olduğu gerekçesiyle davacı-karşı davalının 5.000.-TL alacağa ilişkin talebinin reddine, davacı-karşı davalının icra takip dosyasında 7.273.13.-TL asıl, 9.87.-TL faiz alacağından davalı-karşı davacıya borçlu olmadığının tespitine, davalı-karşı davacının 20.000.-TL alacağının kira sözleşmesinin feshedildiği, tarihten sonraki döneme ilişkin olduğundan bu miktara ilişkin açılan davanın reddine, 12.726,87.-TL kira alacağı ile 34.51.-TL faize ilişkin itirazın iptali ile takibin devamına, koşulları oluşmadığından tarafların icra inkar tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Taraflar arasındaki kira sözleşmesinin süresi 10 yıldır. Davacı kiracının sözleşmeyi kira süresi bitmeden tek taraflı olarak fesih gerekçesi, valilik emri ile kum ocağındaki çalışmanın sona ermesidir. Sözleşmenin haklı ve mücbir sebeple feshedildiği anlaşıldığından davacı kiracının sadece kiralananı hukuken tahliye ettiği tarihe kadar geçen sürenin kira parasından sorumlu olduğunun, bu tarihten sonrası için herhangi bir sorumluluğu bulunmadığının benimsenmesi ve bu çerçevede hüküm kurulması gerekirken mahkemece yazılı gerekçe ile BK 264 maddesine göre kira geliri kaybından dolayı 6 aylık kira bedeli olan 4500 TL eklenerek davalının alacak miktarının tespit edilmesi isabetli görülmemiştir.
2- Taraflar arasında imzalanan 23.03.2004 tarihli kira sözleşmesinde, kiracının dilerse narenciye bahçesinin tümünü, dilerse bir kısmını sökebileceği, kiraya verenin kira dönemi sonunda bu konuda bir hak talebinde bulunmayacağına ilişkin hüküm bulunmaktadır. Davacı kiracı 10 yıllık kira süresi içerisinde dilediği zamanda bu hakkını kullanabilecektir. Kira sözleşmesindeki bu düzenlemeye rağmen, mahkemece yazılı gerekçelerle, kiralanan taşınmaz üzerindeki bir kısım narenciye ağaçlarının sökülmesi nedeniyle davacı kiracıya tazminat sorumluluğu yüklenmesi isabetli görülmemiştir.
3- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde iadesine, 16.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.