YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6645
KARAR NO : 2010/13866
KARAR TARİHİ : 07.12.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 22.02.2010
Nosu : 387-110
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek.Av…. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili müvekkillerinin murisi olan …’ın … Ltd.Şti.’nin önceki yetkilisi olduğunu, bu şirket ile dava dışı … arasında yapılan sözleşme gereği sıralı 24 adet çek ve senedin adı geçene verildiğini, davalı yanca 18 sıra numaralı senedin ele geçirilerek 25.500,-TL olan meblağın 125.500,-TL olarak tahrif edilerek ve keşide tarihi de konulmak suretiyle kambiyo senedine dönüştürüldüğünü, ihtiyati haciz sırasında 30.05.2008 tarihli “borç ödeme anlaşması” ile borcun 85.810,-TL olarak ödenmesi konusunda anlaşıldığını; ancak ihtiyati haciz baskısının kalkmasından sonra incelendiğinde senedin davadışı …’e verilen senet olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek bonodan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, ödenen 85.810,-TL’nin istirdadına ve davalı aleyhine %40 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın … ve çocukları tarafından açıldığını, oysa ödemenin … Ltd. Şti. tarafından yapıldığını, çek altındaki imzaların bu şirketin müdürü … tarafından atıldığını, davacının sıfatının bulunmadığını; davacının ihtiyati haciz sırasında çekince ileri sürmediğini ve ödeme emri tebliğinden sonra şikayet yoluna başvurmadığını, senedin müvekkili şirkete bizzat davacıların miras bırakanı … tarafından verildiğini, davacı ile davadışı … arasında yapılan sözleşmenin kendilerini bağlamayacağını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece 30.05.2008 tarihli belgenin … Ltd.Şti.’nin eski sahipleri adına mirasçı sıfatıyla davacı … tarafından imzalandığı, bununla bonodan dolayı davalıya borçlu olduklarını kabul etmekle alacağın toplam 85.810,-TL’ye indirildiğini ve bedelin ödendiğini, bu şekilde kabul ve ödemeden sonra ödemenin cebri icra baskısı altında hataen yapıldığı iddiasıyla menfi tespit davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 07.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.