Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/6672 E. 2010/9031 K. 15.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6672
KARAR NO : 2010/9031
KARAR TARİHİ : 15.07.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki cezai-şart davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 09.10.1995 tarihli sözleşme ile davalının inşa edeceği bloklardan 24 adet normal kat daireyi 36 ay içinde yapıp iskanını alıp, anahtar teslimi müvekkiline teslim etmeyi yüklendiğini, 24 adet dairenin tapularının 07.03.1996 tarihinde verildiğini, 07.03.1996 tarihinden itibaren 36 aylık inşaatın bitim süresinin 07.03.1999’da sona erdiğini, inşaatların süresinde bitirilmemesi nedeniyle sözleşmeye göre beher daire için ödenmesi gereken aylık 100 USD’dan toplam 36.00 USD ceza-i şartın ödenmesi için açılan davanın kabul edildiğini ve Yargıtay’dan da onanarak kesinleştiğini, inşaatların halen tamamlanmadığını, geriye yönelik 5 yıllık cezai şart toplamının 144.000 USD olduğunu ileri sürerek bu miktarın en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, mahallinde yapılan keşif neticesinde A2 ve A3 blokta sözleşme ile davacıya verilen yerlerin bittiği, davacı tarafından ihtirazı kayıt ileri sürülmeksizin teslim alındığı, bu nedenle bu blokların 9.katının henüz bitmemiş olması nedeniyle davacının cezai şart talep etmesinin MK.nun m.2 hükmü ile bağdaşmadığı, bu durumda tamamlanmayan sözleşmeye göre A1 blokta davacıya verilen 8 daire için cezai şart talep edebileceği, her daire için 100 USD’dan toplam 48.000 USD (60 ay için) cezai şart talep edebileceği ancak davacının 1999 yılında teslimi gereken daireler için 2000 yılında teslim edilmemesi nedeniyle cezai şart istemi ile … 4.Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açtıktan ve bu davayı kazandıktan sonra yaklaşık 6 yıl bekleyip bu davayı açmasında haklı olmakla birlikte aradan geçen 6 yıl gibi uzunca bir sürede davalının üstlendiği edimini yerine getirmesi konusunda teşvik etmediği gibi ihtarname ile davalıyı uyarma ihtiyacı bile duymamakla müterafik kusurlu görülerek belirlenen 48.000 USD’lık cezai şarttan takdiren ¼ oranında indirimin yapılması gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, 36.000 USD cezai şarta dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca yürütülecek temerrüt faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak, davacı şirkete verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasında yapılan 09.10.1995 tarihli satış sözleşmesi, uyarınca davalı yüklenicinin davacıya 24 adet apartman dairesini anahtar teslim koşuluyla satıp dairelerin tapuda irtifak hakkını davacı adına tescil ettirdiği ancak sözleşme uyarınca tapunun kat irtifaklı arsa payı şeklinde alıcı üzerine geçirildiği tarihten başlamak üzere 36 ay içinde dairelerin anahtar teslim şeklinde davacıya verileceği kararlaştırıldığı halde bu sure içinde teslim edilmediği ve bundan dolayı 36.000 USD cezai şarta hükmedildiği daha önce Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucu onanarak kesinleşen … 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.12.2001 tarih, 2000/781 E, 2001/1474 K sayılı kararının tetkikinden anlaşılmıştır. Esasen anahtar teslim koşulu ile satışı kararlaştırılan toplam 24 adet dairenin sözleşmede kararlaştırılan süre içinde tamamlanmış olarak teslim edilmediği hususu ihtilafsızdır. Uyuşmazlık, yukarıda sözü edilen dava tarihinden sonraki dönemde dava konusu dairelerin tamamlanarak teslim edilip edilmediği ve teslim edilmemiş ise davacının uzun süre bekledikten sonra cezai şart talep etmesinin mümkün olup olmadığı yolunda toplanmaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşme feshedilmediğine göre davacının sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şart talep edebileceğinin kabulü gerekir.Nitekim yerel mahkemece de A1 blok yönünden cezai şart alacağına hükmedilmiş, fakat davacının da müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek cezai şart alacağından ¼ oranında indirim yapılmıştır. Somut olay bakımından davacının müterafik kusurlu sayılmasında ve cezai şarttan belirtilen oranda indirim yapılmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki, A2 bloktaki teslimi gereken dairelerin dava tarihi itibariyle tamamlanmamış olduğu dosya içine sunulan delil tespit raporundan anlaşılmaktadır. Keza A3 blokun 9.katında davacıya satışı kararlaştırılan bir daire yoksa da aynı blokun diğer katlarındaki davacıya satış sözleşmesi gereğince teslimi gereken dairelerin de dava tarihi itibariyle tamamlanmamış olduğu delil tespit raporuyla saptanmıştır. Esasen A3 bloktaki dairelerin davadan sonra dahi tamamlanmamış olduğu mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen 3 kişilik bilirkişi heyeti raporundan da anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece alınan bilirkişi heyeti raporunda A2 bloktaki dairelerde de bir takım eksiklikler saptanmış ise de bu eksikliklere rağmen dairelerin kiraya verildiğinin görüldüğü belirtilmiş ve mahkemece A2 blok yönünden bu husus gerekçe yapılarak A3 blok yönünden ise 9.katta davacıya satılan daire bulunmadığı gerekçesiyle bu bloklardaki dairelerle ilgili cezai şart talebi reddedilmiştir.
Oysa, her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilir. Dava tarihinden sonraki gelişmelerin ve dava açıldıktan sonra bazı dairelerin kiraya verilmiş olmasının bu davanın sonucuna etkisi olamaz.
O halde, mahkemece A2 ve A3 bloktaki dava konusu dairelerin dava tarihindeki durumları gözetilerek yapılacak araştırma ve inceleme neticesinde dava tarihi itibariyle tamamlanmamış olduğu sonucuna varılması halinde A1 blok ile ilgili cezai şart alacağından yapılan ¼ oranındaki indirim bu daireler ile ilgili cezai şart alacağını da uygulanarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.