YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6777
KARAR NO : 2010/8973
KARAR TARİHİ : 14.07.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan 30.03.2002 tarihli yazılı anlaşmaya göre müvekkilinin davalının teslim edeceği kömüre karşılık 30.03.2002 tanzim tarihli 7.000.000.000 TL bedelli iki adet senet düzenleyip verdiğini, davalının kömürü teslim etmediği gibi senetleri icra takibine koyduğunu, yine davalının borcuna karşılık verdiği 28.02.2002 keşide tarihli 2.380.000.000 TL bedelli çekin karşılıksız çıktığını ileri sürerek müvekkilinin icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2.380.000.000 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacının daha önce aynı konuda açtığı davanın reddedilip hükmün kesinleştiğini, HUMK.’nun 237. maddesi hükmü gereğince davanın reddi gerektiğini, davacının varlığını iddia ettiği anlaşmadaki imzanın müvekkiline ait olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuş, % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacının daha önce aynı senetlerden dolayı borçlu olmadığına ilişkin açtığı davanın … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/376 Esas, 2005/164 Karar sayılı ilamı ile reddine karar verildiği, hükmün kesinleştiği gerekçesiyle bonolar hakkındaki davanın kesin hüküm nedeniyle çek niteliğini kaybetmiş, 28.02.2002 tarihli belgeden dolayı davacının davalıyla arasında temel ilişki bulunduğuna ilişkin kanıt sunamadığı, davacının davalıya teklif ettiği yeminin davalı tarafından eda edildiği gerekçesiyle bu belge yönünden açılan davanın kanıtlanamaması nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 14.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.