YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6866
KARAR NO : 2011/3465
KARAR TARİHİ : 17.03.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında davalıya ait …..plakalı ticari aracın 27.000.YTL üzerinden satımı hususunda anlaşma yapıldığını, bedelin 17.000.-YTL’lik kısmının davacı müvekkiline ait 1997 model minibüsün verilmesi, geri kalan 10.000.-YTL’nin de banka havalesi yolu ile davalıya ödenip ticari ilişkinin son bulduğunu, ancak davalının müvekkili aleyhine senede dayalı olarak takibe geçtiğini,yapılan inceleme sonunda senetteki imzanın müvekkiline ait olduğunun tesbit edildiğini, senedin sözleşme sırasında müvekkiline imzalatılmış olabileceği, taraflar arasında araç satımı dışında bir ticari ilişkinin bulunmadığı, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tesbiti ile daha sonra ödeme yapılması halinde bu bedelin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı duruşma sırasında, davacıya fort marka bir minibüsü 27.000.-TL bedelle sattığını, davacının kendisine ait aracı 16.000.-TL’ye verdiğini, geriye 11.000.-TL borç kaldığını, daha sonra davacının kendisinden bir araç daha aldığını, bunun bedelini ödemesine rağmen ilk aracın bedelini ödemediğini,bu nedenle dava konusu senedin düzenlendiğini, davacının senete karşılık 1.000.-TL daha ödeme yaptığını, bakiye 10.000.-TL için ise, senedi takibe koyduğunu öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında ticari araç satımına ilişkin olarak 18.8.2004 tarihinde anlaşma yapıldığı, davacının banka havalesi ile davalıya 2.9.2004 tarihinde 10.000.-TL ödeme yaptığı, bu husus davalının da kabulünde olduğu, davalının davacıdan toplam alacağı 20.000.-TL olduğu hususunda daha sonraki celselerde beyanlarda bulunmasına rağmen, bu hususun kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 17.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.