Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/6891 E. 2011/2703 K. 02.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6891
KARAR NO : 2011/2703
KARAR TARİHİ : 02.03.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı …’a sattığı kamyonla davalının sahibi olduğu şirketin 16 ton şekerinin taşındığını, şekerin yerine teslim edilmeyerek kamyonun emniyeti kötüye kullanma suçunun işlenmesinde kullanıldığını, davalının müvekkili hakkındaki şikayetinden vazgeçmesi karşılığında korku ve hile ile müvekkiline 04.07.2007 vade tarihli ve 30.000,00 YTL bedelli senedi imzalattığını ileri sürerek senetten dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin şekerinin çalındığını, hazırlık soruşturması yapılırken tanık olarak davacının adının geçtiğini, davacının şikayetten vazgeçilmesi karşılığında şekerin bedeli olan 30.00,00 YTL bedelli senet vermeyi kabul ettiğini, senedin davacıdan korku veya baskı sonucu alınmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının dava dışı …. otomotiv Ltd. Şti.’nde satış müdürü olarak çalıştığı, 18.01.2007 tarihinde çalıştığı şirketin adına düzenlenen satış sözleşmesi ile dava dışı …’a kamyon satıldığı, davalıya ait olan dava dışı …… Gıda Ltd. Şti.’nin şekerinin bu kamyon ile taşınırken araç şoförünün nakliye konusu emtiayı yerine teslim etmediği, bu durumun davacı tarafından öğrenilmesi üzerine, davacının dava dışı ….. Gıda Ltd Şti’ne yardımcı olmak istediği, ancak davacının bu olayla ilgili olarak yürütülen soruşturma sırasında kendisinin şüpheli ve sanık pozisyonuna sokulmak istendiği, soruşturmayı yürüten görevlilerin ve davalının baskı ve tehditleri sonucu davacının davaya konu senedi imzalayıp davalıya vermek zorunda kaldığı, bu durumda senedin BK’nun 23,28,29 ve 31. maddeleri gereğince hata, baskı, ve tehdit sonucu davalıya verildiği ve hukuken geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davaya konu senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, hile ve tehdit altında davalıya senet verdiğini ileri sürerek menfi tespit davası açmıştır. Mahkemece, hata, baskı ve tehdit sonucu davalıya senedin verildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2007/22069-13724 sayılı iş bu davanın tarafları arasında yapılan hazırlık
soruşturması sonucunda koğuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olup ayrıca dosya kapsamındaki deliller değerlendirildiğinde de davaya konu bononun davacıdan hile yoluyla alındığı veya tehdit altında düzenlendiği konusunda yeterli delil bulunmamasına rağmen yanılgılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.