YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6964
KARAR NO : 2011/1375
KARAR TARİHİ : 07.02.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 25.02.2010
No : 308-129
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalıya düzenlenen 6.691,52.-TL bedelli fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle bu faturanın tahsili amacıyla başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu, davalının 03.09.2008 tarihinde bu faturaya istinaden 3.063,52-TL ödeme yaptığını bildirerek itirazın iptaline, takibin 3.628.-TL’lik kısım için devamına, takip tutarının %40’ı oranında inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takip konusu faturaya ilişkin olarak davacı hesabına 01.08.2008 tarihinde 3.628.-TL ödeme yapıldığını, icra takibi kesinleşmeden bakiye 3.063,52.-TL’nin de 03.09.2008 tarihinde ödendiğini, davacıya borçlarının kalmadığını, davacıya başka bir faturadan kaynaklanan borçlarının da bulunmadığını bildirerek davanın reddi ile %40 inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davalı tarafından takipten ve ödeme emrinin tebliğinden sonra 3.063,52.-TL davacıya EFT yolu ile gönderilmiş ise de, ödeme icra dosyasına yapılmadığı gibi davacı vekilinin bu ödemenin takip konusu alacağa ilişkin olmadığı beyanı karşısında bu ödemenin dikkate alınmadığı gerekçeleriyle itirazın kısmen iptaline, 3.063,52.-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren kısa vadeli avans faizi uygulanarak takibin devamına, %40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava konusu icra takibi 04.07.2008 tarihli 6.691,52.-TL miktarlı faturaya dayanılarak yapılmıştır. Davalının takip konusu borca karşılık havale yoluyla 08.08.2008 tarihinde 3.628.-TL 03.09.2008 tarihinde ise 3.063,52.-TL ödeme yaptığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davacı, 3.628.-TL’lik ödemenin takip ve dava konusu edilmeyen 07.08.2008 tarihli ve 3.628.-TL bedelli “yurtdışı kargo gönderim bedeli” konulu faturaya karşılık yapıldığını iddia etmiş; davalı ise, 07.08.2008 tarihli faturayı iade ettiğini, zira, taraflar arasındaki alım satım ilişkisi nedeniyle yapılan anlaşmaya kargo bedelinin de dahil olduğunu, bu nedenle davacının iddia ettiği gibi kargo bedelinden kendisinin sorumlu tutulamayacağını ve dava açılmadan önce 04.07.2008 tarihli fatura bedelinin tamamen ödenmiş olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
BK.nun 86.maddesine göre, yasal olarak geçerli bir beyanda bulunulmadığı veya makbuzda ödemenin hangi borca mahsup edileceği açıkça gösterilmediği takdirde ödeme, muaccel olan borca mahsup edilir. Birden fazla borcun muaccel olması halinde ise; ödeme, borçlu aleyhinde birinci olarak takip edilen borca, takip yapılmamış ise, vadesi daha önce olan borca mahsup edilir. Öte yandan, itirazın iptali davalarında davadan önce yapıldığı kanıtlanan ödemeler nedeniyle ödenen kısım yönünden dava açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Mahkemece belirtilen kurallar çerçevesinde somut olay değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde iadesine, 07.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.