YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7165
KARAR NO : 2011/2872
KARAR TARİHİ : 07.03.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın da reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı … Türk AŞ. vekili, asıl davada, müvekkilinin tedarikçi sözleşmesi ve anlaşma formları ile bunların sonucunda oluşan cari hesaptan kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketle birleşen … AŞ.tarafından düzenlenen faturaların müvekkilince iade edildiğini, müvekkili ile … AŞ.arasında müvekkilini temsil ve ilzama yetkili bir kişi arasında müvekkilini bağlayıcı hiçbir sözleşme yapılmadığını, esasen müvekkilinin davacıdan 6.059,97 TL alacaklı olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davacı Tasfiye Halinde … Gıda Ltd.Şti. vekili, birleşen davada, müvekkili ile davalıyla birleşen … AŞ.arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin faturaya dayalı alacağının tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … Türk AŞ.vekili, taraflar arasında promosyon anlaşmaları ve sözleşme gereği müvekkilinin davacıya hizmet bedeli faturaları kestiğini, müvekkilinin davacıdan alacaklı olup, borcu bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, asıl dava yönünden; davalının düzenlediği toplam fatura tutarının 6.059,97 TL olmasına karşılık davacının bu kadar ticari ilişki için 10.354,50 TL hizmet bedeli tahakkuk ettirmesinin MK’nun 2.maddesinde yazılı iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacağı, sözleşmenin amacının satılan maldan kâr elde etmek olduğu, buna göre davacının hizmet bedeli alacağının davalının sattığı mal bedelinden fazla olamayacağı gerekçeleriyle asıl davanın reddine, birleşen dava yönünden ise birleşen davaya konu icra takibinin asıl davaya konu takipten dokuz ay sonra başlatıldığı, satıcı davacının beklemesinin sebebinin hizmet bedelinin satılan mal bedelinden karşılıklı mahsup edilmesi olduğu, dolayısıyla davalının verdiği hizmet bedeli düşüldüğünde davacının herhangi bir alacağının kalmadığı gerekçeleriyle de birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, 07.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.