Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/7222 E. 2011/235 K. 18.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7222
KARAR NO : 2011/235
KARAR TARİHİ : 18.01.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av…. ve vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan asil ve avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili şirket aleyhine girişilen icra takibine konu senetteki imzanın şirketi temsile yetkili …’ye ait olmadığını belirterek, davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece Adli Tıp Kurumundan alınan rapora göre icra takibine konu senetteki imzanın davacı şirketi münferiden temsile yetkili olan …’nün eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nun 72.maddesine göre açılmış imza inkarına dayalı menfi tespit davasıdır.
Mahkemece, takip ve davaya konu bonodaki imzaların davacı şirketi temsile yetkili …’ye ait olup olmadığı hususunda alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre karar verilmiş ise de, sözkonusu raporda “karşılaştırma belgeleri” olarak …’ye ait imzaların bulunduğu 11.11.2003 tarihli sözleşme, 08655 numaralı belge fotokopisi, istiktap zabıtları ve “değişik tarih ve türden belgeler”’in incelendiği belirtilmiştir.
Dosya içerisine bononun tanzim tarihinden önceki tarihlerdeki …’nün imzalarını içeren belgeler ile sonraki tarihli belgelerin de celbedildiği görülmüş ise de, bilirkişi incelemesinde “değişik tarihli belgeler denilmekle” hangi belgelerin incelendiği anlaşılamamaktadır. Nitekim, davalı vekili tarafından da bu yönde itirazda bulunulmuştur.
Bu durumda mahkemece davacı şirket temsilcisinin bononun tanzim tarihinden önceki tarihlerde imzası bulunan belge asılları toplanarak imza incelemesi yönünden yeniden konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Diğer taraftan davalı vekili, temyiz dilekçesinde davalı aleyhinde resmi belgede sahtecilik davası açıldığını ileri sürmüş olmasına göre, ceza mahkemesinde görülmekte olan dava dosyası getirtilerek eldeki davaya etkisi üzerinde durulup tartışılmaması da usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 825.00.-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.