YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7252
KARAR NO : 2011/2879
KARAR TARİHİ : 07.03.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkilinin abonesi olduğunu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun 05.6.2003 tarihli 150/1-36 sayılı kararda “abonenin sisteme vereceği (kapasitif) reaktif enerji miktarı, o dönemde çekilen aktif enerji miktarının 0,20 katından fazla olması halinde, sisteme verilen reaktif enerjinin tamamına reaktif enerji faturası uygulanır” denildiğini, ayrıca … Genel Müdürlüğünün 14.11.2003 tarihli yazısıyla 01.12.2003 tarihinden itibaren kapasitif sayacın kaydettiği değerin tamamı üzerinden fatura edilme uygulamasının başlaması nedeniyle davalıya Aralık-2003 döneminde 22.687.48.-TL.lik reaktif enerji bedeli tahakkuk ettirildiğini, davalının söz konusu reaktif enerji bedeline yönelik itirazının reddedildiğini, davalının ödeme yapmaması üzerine alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin gerçek tüketimi olmadan sisteme reaktif enerji vermesinin teknik olarak mümkün olmadığını, tahakkuka konu dönemde müvekkili Organize Saniyi Bölgesinde şebekeye reaktif enerji verilmesine neden olacak bir sanayi tesisinin bulunmadığını, fiilen böyle bir tüketim olmaması sebebiyle dava konusu tahakkuk bedelinin oluşmasının da imkansız olduğunu, yapılan incelemede söz konusu dönemde XLPE yer altı kablolarının kapasitif etki yaparak sanki kapasitif bir tüketim varmış gibi sayaçlardan kapasitif enerji tüketimi okunduğunu, şayet o dönemde yeteri kadar kurulu sanayi tesisi olsaydı bu kapasitif etkinin kompoze edilecek olduğunu, davacının tahakkukunun yanlış olduğunu, bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporlarına göre Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 14.11.2003 tarihli kararı uyarınca 01.12.2003 tarihinden itibaren kapasitif sayacın kaydettiği değerin tamamı üzerinden fatura edilmesi uygulamasının başlatıldığı, söz konusu tahakkukun yerinde olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, 26.815.76.-TL.si asıl alacak olmak üzere takibin 58.347.57.-TL.üzerinden devamına, asıl alacağa takipten itibaren 6183 Sayılı Yasanın 51.maddesinde öngörülen gecikme zammı uygulanmasına ve davalının asıl alacağın % 40’ı oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK.nun 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hüküm altına alınan tutar üzerinden hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile asıl alacak üzerinden hükmedilmesi doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 7.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.