Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/7331 E. 2010/11214 K. 13.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7331
KARAR NO : 2010/11214
KARAR TARİHİ : 13.10.2010

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Şikâyetçi İstanbul 1. İflas Müdürü şikâyet olunan …’un 353.740,-USD karşılığı 471.464,62 TL. tutarındaki alacağının rüçhanlı olarak masaya kaydına karar verildiğini; adı geçene ait alacağın iflas idaresi kararında belirtildiğinin aksine Borçlar Kanunu 109/1 inci maddesindeki halefiyet şartlarına tâbi olmadığını, ipotek alacaklısı üçüncü kişi T. Garanti Bankası AŞ.nin ipotek alacağından dolayı giriştiği takipte ipotekli taşınmazların satışını engellemek için taşınmazda kiracı olarak bulunanlardan toplanan paranın geri ödenmesi ile şikâyet olunana ipoteğin rüçhaniyetinin de geçmeyeceğini ileri sürerek alacağın tamamının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Şikâyet olunan … vekili Müflis …Otelcilik ve Turizm AŞ.nin borcu nedeniyle ipotek alacaklısı T. Garanti Bankası AŞ. tarafından taşınmaz üzerinde 99 yıllığına kira şerhi bulunan alacaklılara hitaben her bir bağımsız bölüm için 13.000,-USD ödeme karşılığında satışın durdurulacağı ve ipoteğin fekkedileceği yolunda bir ihbarda bulunulduğunu, müvekkilinin ödeme yapan üçüncü şahıs konumundaki kiracılara, ödemeler için kefil olduğunu ve kiracılara taahhüt ettiği meblağı ödediğini, Borçlar Kanunu’nun 496 ncı maddesi uyarınca da ipotekli alacağın rüçhaniyetinden yararlanma hakkı bulunduğunu bildirerek şikayetin reddi gerektiğini savunmuştur.
İcra Mahkemesi’nce alacağı masaya kaydedilen alacaklının, ipotek alacaklısı bankaya ödeme yaptığının tartışmasız olduğu, ancak Borçlar Kanunu’nun 109 uncu maddesinde düzenlenen halefiyet ilkesinden söz edebilmek için adı geçenin taşınmaz üzerinde ayni bir hakka sahip olması gerektiği, somut olayda bu türde bir hakkın mevcudiyetinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle şikayetin kabulüne, iflas idaresi işleminin iptali ile alacağın reddine karar verilmiş; hüküm şikâyet olunan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı … vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan İcra Mahkemesi kararının İİK’nun 366.maddesi uyarınca ONANMASINA, 13.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.