Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/7332 E. 2011/2712 K. 02.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7332
KARAR NO : 2011/2712
KARAR TARİHİ : 02.03.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı Musa İnsan arasında yapılan genel kredi sözleşmesini davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, ayrıca davalının dava dışı …..’ın müvekkilinin şubelerinden kullandığı ve kullanacağı kredilerin teminatı olarak 40.000,00 TL bedelle taşınmazı üzerinde ipotek tesis ettiğini, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibinin haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek davalının 18.473,86 TL’ye ilişkin itirazının iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin verdiği ipoteğin davaya konu kredi sözleşmesi ile ilgisinin olmadığını, müvekkiline M.K.’nun 802. maddesi gereğince muacceliyet ihbarı yapıldığına ilişkin bir belgenin dosyada bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, benimsenen 15.02.2010 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davalının davacı ile dava dışı Musa İnsan arasında yapılan 03.03.2006 kredi sözleşmesini 19.000,00 TL kefalet limiti ile kefil olarak imzaladığı, yine davalının dava dışı Musa’nın davacı bankadan kullandığı ve kullanacağı kredinin teminatı olarak taşınmazı üzerinde 40.000,00 TL limitle ipotek tesis ettiği, davalının üçüncü kişinin borcunun teminatı olarak taşınmazı üzerinde ipotek tesis ettiğinden dava dışı asıl borçluya ihtarname tebliğinin borcun muaccel hale gelmesi için yeterli olduğu, davalıya ayrıca ihtarname gönderilmesine gerek olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takip dosyasında 18.092,63 TL’ye itirazının iptali ile takibin 15.893,17 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %80 temerrüt faizi uygulanarak devamına, asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Medenî Kanunun 887. maddesi uyarınca, “İpotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değilse, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya, hem de kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır.” Bu hükme göre, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilmek için ipotek veren davalıya ihbar yapılması zorunludur. Dosya içeriğinden davalı malike muacceliyet ihbarı yapılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, öncelikle bu yön gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine 2.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.