Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/7336 E. 2010/9653 K. 13.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7336
KARAR NO : 2010/9653
KARAR TARİHİ : 13.09.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 30.03.2010
Nosu : 292-180

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararında, davacı yanın, davalı yan ödeme savunmasına karşı ileri sürdüğü davalı tarafından sunulan ödeme belgeleri ile çeklerdeki ciro imzalarının şirket yetkilisine ait olmadığı, tediye makbuzunun tahrif edilerek tahsilat makbuzuna dönüştürüldüğü ve çek teslim bordrosuna göre dava dışı 3.kişi tarafından davalıya 19.02.2010 günü verilen çekin, davalı yanca kendilerine 14.02.2006 günü verildiği iddiasının tutarsız olduğu yönündeki iddialarının değerlendirilmesi, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılması hususlarına değinilmiştir. Her ne kadar mahkemece isticvab edilen ve davacı şirket ortağı olduğu anlaşılan … 28.02.2006 tarihli 0301 nolu “Tahsilat Makbuzu” başlıklı belge fotokopisindeki imzanın kendisine ait olduğunu ve o tarihte şirket yetkilisi olmadığını beyan etmiş ise de, makbuz üzerindeki “tahsilat” ve makbuz altındaki “tahsil etti” ifadelerinin kendisinin eli mahsulü olmadığını, aslında tediye makbuzu niteliğindeki bu belgenin bu şekilde tahrif edilerek tahsilat makbuzu haline getirildiğini savunmuş, yine “tahsilat makbuzu” başlıklı 14.02.2006 tarih ve 0356 nolu belge fotokopisi üzerindeki davacı şirket kaşesi üzerine atılmış bulunan imzanın ise kendisine ait olmadığını belirtmiştir. Esasen davalının savunmasında kısmen çekle ödemeden bahsedilmiş olup, belirtilen tahsilat makbuzunun tarihi 14.02.2006 olmasına rağmen, dosyaya sunulan Çek Teslim Tutanağı’nın 19.02.2006 tarihli olması karşısında bu yönler üzerinde de durulması gerektiği bozma kararında belirtilmiştir.
Öte yandan, söz konusu çek üzerinde davalı şirkete ait ciroya da rastlanılmamıştır. Mahkemece hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararında da belirtilen hususlar gözetilerek bu yönler üzerinde yeterince araştırma ve inceleme yapılıp, gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Aslı gibidir.