Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/7379 E. 2011/3405 K. 16.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7379
KARAR NO : 2011/3405
KARAR TARİHİ : 16.03.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine 30.07.2007 vade tarihli, 14.500, 00 TL bedelli bonoya dayalı olarak icra takibi yaptığını, senetteki ciranta imzasının müvekkiline ait olmadığını, senetteki imzanın müvekkiline ait olduğu kabul edilse bile ödememe protestosu çekmeyen davalının bonoda ciranta olarak gözüken müvekkiline karşı müracaat hakkını kaybettiğini ileri sürerek, icra takibinden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının icra hukuk mahkemesinde imza itirazında bulunduğunu, ancak davasının reddedildiğini, kararın kesinleştiğini belirterek davanın reddini savunmuş, % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre davacının yargılama sırasında senetteki imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiği, davacı cirantanın imza itirazından vazgeçmiş olmasına göre İİK’ nun 170/a maddesi ikinci fıkrasının somut olayda uygulanamayacağı, davacının dava dışı …. Tur. San. Tic. Ltd. Şti.’ nin yetkili temsilcisi ve yöneticisi olduğu, senetteki ciro silsilesi göz önüne alındığında davacının dava dışı şirketin tüzel kişiliğinin perdesi arkasına saklanıp görevini kötüye kullandığı, kurulan bu dava dışı şirket aracılığıyla davalı zararına kendi yararına işlem yaptığı, bu davranışının dürüstlük kuralına ve hakkaniyete aykırı olduğu, davacının davaya konu bonodan dolayı ciranta sıfatıyla sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu bonoda davacı ciranta, davalı ise yetkili hamil sıfatını haizdir. Hamil tarafından protesto çekilmediği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davanın temelini oluşturan icra takibi kambiyo senedine mahsus yolla yapılmıştır.
TTK’ nun 690. madde yollamasıyla bonolarda da uygulanması gereken 642/2 maddesi uyarınca hamil süresinde ödememe protestosu çekmezse cirantaya karşı başvuru hakkını kaybeder. Anılan yasa hükmü karşısında somut olayda perdenin aralanması teorisinin uygulanması doğru değildir. Davacı ile davalı arasında başka ciranta bulunmadığından taraflar arasında temel ilişki bulunabileceğinden davalının temel ilişkiye dayanarak davacıya başvuruda bulunması ve alacağını talep etmesi mümkün ise de dava konusu icra takibinde sadece bonoya dayanılarak kambiyo hukukuna göre takipte bulunulduğundan uyuşmazlığın TTK’ nun 642/2 maddesi uyarınca çözümlenmesi gerektiğinden davanın kabulü yerine somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.