Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/7401 E. 2010/10828 K. 05.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7401
KARAR NO : 2010/10828
KARAR TARİHİ : 05.10.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda davacının iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilen hüküm Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda davacı yararına bozulmuş mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, davalının 12.605.35 TL alacağa yönelik itirazının iptali ile takibin bu kısım yönünden devamına, hükmedilen miktarın %40’ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,davacının işlemiş faiz talebinin ve davalı vekilinin kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararında özetle; “Dava konusu faturaların 2004 ve 2005 yıllarına ait olmasına rağmen davalının 2002 ve 2003 yıllarına ait defterlerinin incelendiği, anılan faturaların ait olduğu dönemlere ilişkin davalı defterlerinin itiraza rağmen incelenmediği bu eksikliğe bilirkişi raporunda da açıkça değinildiği, bu durumda mahkemece dava konusu faturaların ait olduğu dönemler olan 2004 ve 2005 yıllarına ait davalı defterleri de bilirkişiye incelettirilerek ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp deliller hep birlikte değerlendirilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerektiği bozma nedenine göre davalının tüm, davacının öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığı” hususuna değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Zira, somut olayda davacı taraf, münhasıran davalı defterlerine dayanmadığına göre yerel mahkemenin yaptığı gibi meşruhatlı muhtıra tebliğ edilerek buna rağmen davalı defterlerinin sunulmaması nedeniyle davalı tarafın dava konusu alacağın varlığını kabul etmiş sayılacağı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.

Ne var ki, taraflar arasında faks yolu ile Danışmanlık Sözleşmesi akdedildiği ve bu sözleşme uyarınca davacı tarafça aylık olarak düzenlenen faturalardan 14.10.2004 tarihli olanının ödenmiş olduğu,diğer faturalara ise süresinde itiraz edilmediği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır. Esasen taraflar arasında bu şekilde bir ticari ilişkiye dayanak teşkil eden sözleşmenin varlığı ve bu sözleşme uyarınca kesilen faturalara süresinde itiraz edilmemiş olduğu davalı vekilinin temyiz dilekçesindeki beyanlarından da anlaşılmaktadır.Başka bir anlatımla akdi ilişki inkar edilmemiştir. Hal böyle olunca; “ akdi ilişkinin inkarı halinde fatura düzenlenmesinin tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamayacağına” ilişkin kuralın somut olay bakımından uygulanabilirliği bulunmamaktadır.
Somut olayda TTK.nun 23/2.maddesi hükmünün uygulanması gerekmektedir. Buna göre, “Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır.”
Davacı tarafça davalıya tebliğ edilen dava konusu faturalara süresinde itiraz edilmediği, temyiz dilekçesindeki beyanlardan da anlaşılacağı üzere davalının da kabulünde olduğuna göre faturalar içeriklerinin davalı tarafça kabul edilmiş sayılacağı ve davacının iddiasının bu şekilde ispatlanmış olduğunun kabulü gerektiği gözetilerek hükmün belirtilen gerekçelerle oluşturulması gerekirken yazılı gerekçelerle hüküm kurulmuş olması doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK.nun 438/son maddesi uyarınca hükmün gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle HUMK.nun 438/son maddesi uyarınca hükmün gerekçesi değiştirilerek belirtilen gerekçelerle düzeltilerek ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.