Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/7420 E. 2010/11323 K. 14.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7420
KARAR NO : 2010/11323
KARAR TARİHİ : 14.10.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarını tahsil için giriştikleri icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı … cevabında davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı … vekili cevabında, müvekkilinin kredi kartı ile yaptığı harcamaları düzenli ödediğini, hesap bildirim cetvelinde müvekkiline ait olduğu iddia olunan bir kısım harcamaların müvekkilince yapılmadığını, sliplerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere, benimsenen asıl ve ek bilirkişi raporlarına göre 03.10.1994 tarihli kredi kartı üyelik sözleşmesinin davalı … tarafından asıl borçlu diğer davalı … tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, itiraz konusu slip asıllarına ulaşılamadığı, ancak davalı asıl borçlunun itiraz konusu yaptığı 1.974.75 TL’lik harcamalarla ilgili olarak davacı banka ile dava dışı üye işyeri bankası arasında üye işyeri bankasının hatalı uygulamaları nedeniyle kart sahibi davacı bankanın sorumlu olacağını öngören bir sözleşme ve bağlayıcı bir kural ortaya konulmadığı, sliplerdeki imzanın davalı asıl borçluya ait olmadığının kanıtlanması halinde bile asıl borçlu davalının itiraz konusu işlemlere hesap kesim tarihinde kendisine gönderilen hesap bildirim cetveli ile öğrenip, itirazını 18.04.2002 tarihinde yapabildiğinden davacı bankanın itirazının, işyerinin bankasına bu tarihten dolayısıyla işyerlerine ödeme yapıldıktan sonra ulaşabildiğinden davacı bankaya atfı kabil kusur bulunmadığı, davalı asıl borçlunun takip tarihi itibariyle borcunun toplam 6.115.04 TL olduğu, davalı kefil …’nın kefalet limiti ve kendi temerrüdünden sorumlu olması nedeniyle 481.89 TL toplam borcu bulunduğu, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kredi kartı kullanımından kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptaline ilişkindir.

Davalı, takibe konu alacağın dayanağı harcamaların ve sliplerdeki imzaların kendisine ait olmadığını savunmuştur.
MK.’nun 6. maddesi uyarınca alacaklı olduğunu iddia eden davacı, bu alacağını kanıtlamalıdır. Bu durumda davacının uyuşmazlığa konu sliplerdeki harcamaların davalıya ait olduğunu ispatlaması gerekir. Ne var ki davalı kart hamili de kartını muhafaza ile yükümlüdür.
Bu durumda mahkemece davaya konu harcama slipleri üzerinde konusunda uzman bir bilirkişi aracılığı ile imza incelemesi yaptırılarak, yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek deliller hep birlikte değerlendirilip, uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı … yararına BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine, 14.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.