YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7590
KARAR NO : 2011/1936
KARAR TARİHİ : 16.02.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 10.03.2010
No : 476-140
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı asıl borçlu … ile davalı banka arasında akdedilen Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil olarak yer aldığını, davalı yanca müvekkili hakkında kefaletinden dolayı icra takibine başlandığını ve takibin itiraz edilmeksizin kesinleştiğini, takibe konu kredinin 21.08.2002 tarihinde 5.000.-TL üzerinden açıldığını, daha sonra muhtelif tarihlerde kredi limitinin artırıldığını, kefalet nedeniyle atılan imzaların müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek müvekkilinin takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, olmadığı takdirde kefaletin 70.000.-TL olduğu, borcun tamamından değil kefalet miktarı ile sorumlu olduğuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının toplam kefalet miktarının 138.000.-TL olduğunu, dolayısıyla ana para ve fer’ilerin tamamından sorumlu olan davacının talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, sözleşmedeki imzaların davacının eli ürünü olduğunun Adli Tıp Raporu ile tespit edildiği, sözleşme nedeni ile davacının kefalet miktarının 70.000.-TL olduğu, her ne kadar davacının 20.04.2006 tarihinde temerrüdü gerçekleşmiş ise de, takip talebinde 28.07.2006 tarihinden itibaren faiz işletildiği, taleple bağlı kalınarak 70.000.-TL asıl borca 28.07.2006 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faizin 13.416,70.-TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile takip dosyasında davacının 70.000.-TL asıl alacak, 13.416,70.-TL işlemiş faiz, 670,84.-TL BSMV’den sorumlu olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacı kefilin kefalet limitinin 70.000.-TL olarak kabul edilmesinde ve kefilin takip tarihine kadar sorumlu olduğu birikmiş faiz miktarının takip talebindeki faizin başlangıç tarihinin gözetilerek birikmiş faiz miktarının mahkemece hesaplanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 16.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.