Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/7598 E. 2011/1938 K. 16.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7598
KARAR NO : 2011/1938
KARAR TARİHİ : 16.02.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 21.01.2010
No : 77/17
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı SS Kurugil Sitesi Konut Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu başkanı olduğunu, davalı şirketten kooperatif adına almış olduğu çimento karşılığında davalı şirket adına çek keşide ettiğini, çekin karşılığının çıkmaması üzerine ceza mahkemesinde yargılanarak mahkum edildiğini, davalı şirketin çimento borcu için icrai ve cezai tüm işlemleri müvekkiline karşı yürüttüğünü, müvekkilinin müzayaka altında olmasından dolayı dava konusu senedin tanzim ettirildiğini ve takibe konu edildiğini ileri sürerek icra takibine konu edilen senetten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve haksız takip nedeni ile %40 icra tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, takibe konu senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasından dolayı senedin karşılıksız olduğunun yazılı delille ispatlanması gerektiğini, davacının takibe konu senedi hür ve serbest iradesi ile düzenlediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuş, davacının %40’dan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, BK’nun 31.maddesi gereği hak düşürücü süre geçtikten sonra iş bu davanın açıldığı, davalının davacı üzerinde tehdit içerecek şekilde baskısının olmadığı, hukuki alacağının karşılığı olarak davacının kendi rızası ile davaya konu senedi imzaladığı, davacının iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, takibin durdurulmasına karar verilmediğinden davacı borçlu aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 16.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.