Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/767 E. 2010/2647 K. 11.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/767
KARAR NO : 2010/2647
KARAR TARİHİ : 11.03.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekili ile süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili davalılardan …’ın asıl borçlu sıfatıyla imzaladığı genel kredi sözleşmesinden doğan borcun ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve kefiller aleyhinde başlatılan takibe davalılar tarafından itiraz edilerek durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Bu dosya ile birleşen 2007/228 Esas sayılı dosyada ise davacı vekili asıl borçlu … aleyhine rehnin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalılar vekili öncelikle görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu belirterek görev itirazında bulunmuş, ayrıca asıl borçludan kredi borcu tahsil edilmeden kefillere yönelik takip başlatılamayacağını, talep edilen faizin fahiş olduğunu ve icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davalıların itirazlarında haksız oldukları kararlaştırılan geri ödeme planına riayet etmedikleri gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm her iki taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekilinin temyiz talebinin, temyiz dilekçesinin temyiz defterinde kaydının bulunmaması ve temyiz harcının ödenmemesi nedeniyle reddi gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Davacı banka genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan hesabı 09.03.2007 tarihinde kat etmiş olup, hesabın kat edildiği tarihten asıl borçlunun temerrüde düşürüldüğü tarihe kadar banka alacağına akdi faiz uygulaması gerekirken, temerrüt faizi yürütülerek alacağın hesaplanması doğru görülmemiştir. Mahkemece bu konuda bilirkişiden ek rapor alınarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.03. 2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.