Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/7674 E. 2011/1950 K. 16.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7674
KARAR NO : 2011/1950
KARAR TARİHİ : 16.02.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 29.12.2009
No : 140-537

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı ile süresi içinde davalı vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalı banka ile dava dışı asıl borçlu … Tatlı arasında 16.11.2006 tarihli borçlu cari hesap şeklinde işleyen genel kredi sözleşmesinin akdedildiğini, müvekkilinin sözleşmede müşterek borçlu, müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığını, sözleşmeden dolayı kullandırılan kredinin ödemelerinin sona erdiği halde davalı banka tarafından müvekkili hakkında icra takibi başlattığını ileri sürerek takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve % 40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiş, 14.7.2009 tarihli oturumda davalı yanın müvekkili hakkında başlattığı icra takibinden vazgeçtiğini, davanın konusuz kaldığını, ancak dava açılmasına sebebiyet verdiğinden davalının vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu tutulmasını istemiştir.
Davalı vekili, davacının 16.11.2006 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde kefil olduğunu, dava dışı Firma … Tatlı ile kredi ilişkisi borçlu cari hesap şeklinde işleyen kredi olduğundan mevcut kredi limiti 10.08.2007 tarihli genel kredi sözleşmesi ile artırıldığını, bu sözleşmenin de 16.11.2006 tarihli sözleşmenin eki ve devamı olduğunu, dava dışı borçlunun 10.08.2007 tarihli sözleşme nedeniyle müvekkil bankaya borcu bulunduğunu ve davacının da kefalet limiti kadar sorumlu olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre, davacı kefilin sorumlu olacağı miktarın muayyen bir miktar olması gerektiği, 10.08.2007 tarihli kredi sözleşmesinde davacının imzasının bulunmadığı, daha önceki 16.11.2006 tarihli kredi sözleşmesine kefil olduğu ve bu sözleşmedeki borcun tamamen 18.06.2007 tarihinde kapatıldığı dikkate alınarak davacının B.K.nun 484.maddesine göre ikinci kredi sözleşmesinden sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.08.2007 tarihli 1663 değişmez sayılı kredi sözleşmesinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını da ileri sürmüş ise de, sözkonusu dilekçe temyiz defterine kaydedilmemiş olduğu gibi, harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekmektedir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir
SONUÇ : Yukarıda açıklanan 1 nolu bend uyarınca davacı vekilin temyiz isteminin reddine, 2 nolu bend uyarınca davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA 16.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.