Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/7911 E. 2011/1566 K. 10.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7911
KARAR NO : 2011/1566
KARAR TARİHİ : 10.02.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 08.12.2009
Nosu : 754-811

Taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davranıştan kaynaklanan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, davalı tarafından kendisine teslim edilen domates fidelerinin hastalıklı olmasından dolayı meydana gelen zararının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya verilen fidelerin hastalıklı olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının davalıya teslim ettiği tohumların fide haline getirildikten sonra davacıya tesliminin kararlaştırıldığı, davalının davacıya teslim ettiği domates fidelerinde hastalık olduğu, bilirkişi raporları ve bu raporlara yönelik itirazlar nedeniyle en son Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyelerinden seçilen üç kişilik akademisyen bilirkişiden alınan heyet raporuna göre davacının üretim sonrasında meydana gelen hastalığın davalının teslim ettiği domates fidelerinden kaynaklandığı, oluşan zararın davalı tarafından karşılanması gerektiği belirtilerek, 75.840.-TL’nin davalıdan tahsili suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekili, 30.11.2006 tarihli dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 11.110.-TL zararın tazminini istemiş olup, bu dava açısından ayıp ve zamanaşımı süreleri geçmemiştir. Davacı vekili 20.11.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu ıslah ederek istemini 75.840.-TL’ye yükseltmiş, davalı vekili ise zamanaşımı def’inde bulunmuştur.
Kısmi dava açılması halinde, sadece dava açılan kısım yönünden zamanaşımının kesilmesi mümkün olup, dava açılmayan alacak miktarı yönünden zamanaşımı süresi işlemeye devam eder. Bu durumda, tarafların tacir olduğu dikkate alınarak TTK’nun 25/4 hükmüne göre, ıslah yoluyla talep edilen miktarın zamanaşımına uğradığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte gösterilen nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin harcın iadesine, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 825.00.-TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 10.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.