Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/7926 E. 2011/2849 K. 03.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7926
KARAR NO : 2011/2849
KARAR TARİHİ : 03.03.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, Tarımsal Krediler Genel Sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarını tahsil için giriştikleri icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında, icra takibi öncesi kendisine borcun ödenmediğine dair herhangi bir ihtarname tebliğ edilmediğini, temerrüdün gerçekleşmediğini, alacağın likit bulunmadığını, dava dilekçesi ile ödeme emri arasındaki çelişkilerin davacının kötüniyetini gösterdiğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Davalı 7.10.2009 tarihli celsede, 30 Milyar liraya kefil olduğunu, bu miktarı kabul ettiğini, asıl alacaklının borcu ödediğini sadece faizin kaldığını beyan etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacı bankanın davalıdan 120.02.TL.ana para ve 5.001.74.-TL.faiz alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptaline ilişkindir. Davalı, kredi sözleşmesinin kefili olup, sorumluluğu, kredi sözleşmesinde belirlenen kredi limiti ile kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile sınırlıdır. Bu durumda mahkemece, yukarıdaki ilke çerçevesinde davalı kefilin sorumluluğunun belirlenmesi için konusunda uzman yeni bir bilirkişiden ayrıntılı incelemeyi içerir ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 3.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.