Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/8058 E. 2010/10914 K. 06.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8058
KARAR NO : 2010/10914
KARAR TARİHİ : 06.10.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, bankaya ibraz edilen 9 adet çekin karşılıksız çıkması nedeniyle bankaca yasa gereği her çek için ödenmesi gereken asgari 410.-TL.nin tahsili amacıyla yapılan takibin vaki itiraz üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağının % 40’ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çekin ibraz süresi geçtikten sonra bankadan ödeme talebinde bulunulduğunu, çeklerden ikisinde ibraz kaşesinin olmadığını, bazı çeklerin yetkili hamilinin davacı olmadığını, çeklerin asıllarının bankaya ibraz ve teslim edilmediğini, çeklerin müvekkili banka şubesine ibraz edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bankanın davacıya 3167 Sayılı Kanun’un 10.maddesi uyarınca her çek için ödemesi gereken asgari ödeme tutarını ödemesi gerektiği belirtilerek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın % 40’ından az olmamak koşuluyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 4.maddesinde 4814 sayılı Kanun ile 26.02.2003 tarihinde yapılan değişiklik sonucunda çekin karşılığının tamamen veya kısmen bulunmaması halinde bankanın ödeme yükümlülüğünün 10.maddede belirlenen sorumluluk miktarı saklı kalmak üzere çek hesabında bulunan miktarla sınırlı olduğu, 10.maddede belirlenen miktar dahil olmak üzere kısmi ödeme hâlinde, çekin ön ve arka yüzünün onaylı fotokopisinin ücretsiz olarak hamile verileceği, çek hamilinin bu fotokopiyle müracaat borçlularına veya kambiyo senetleri hakkındaki takip usullerine başvurabileceği gibi Cumhuriyet Savcılığı’na şikayette bulunurken dilekçesine bu fotokopiyi ekleyebileceği ve bunu icra daireleri ile mahkemelerde ispat aracı olarak kullanabileceği, mahkemece veya icra dairesinin istemi hâlinde çekin aslının bu mercilere gönderileceği yasal hükme bağlanmıştır. Öte yandan dava tarihinde yürürlükte bulunan 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanunun 6/son maddesi “Takas odaları aracılığı ile ibraz edilmiş çekler için 10. maddede belirlenen sorumluluk miktarı dahil kısmi ödeme yapılamaz…” hükmünü içermektedir.

O hâlde mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar ve 2.6.2010 T, 2010/19-251 E. 2010/301 K. Sayılı Hukuk Genel Kurulu Kararı çerçevesinde çek asıllarının muhatap bankaya ibraz süresi içinde bırakılarak kısmî ödemenin talep edilmesi hâlinde bankanın ödeme yükümlülüğünün bulunduğu gözetilmeden, yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı banka yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 6.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.