Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/8326 E. 2011/1894 K. 15.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8326
KARAR NO : 2011/1894
KARAR TARİHİ : 15.02.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 10.06.2009
Nosu : 249-302

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av…. gelmiş, davacı taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkilleri aleyhine davalı tarafından icra takibine girişildiğini, ancak davalının 14.01.2008 tarihinde müvekkillerinin borcu olmadığı için icra takibine ilişkin ibraname vererek alacağından feragat ettiğini, ancak buna rağmen kötüniyetli olarak takibe devam ettiğini, senedin malen kaydını taşıması nedeniyle davalının senet karşılığı mal verdiğini ispat etmesi gerektiğini belirterek davalıya borçlu bulunmadıklarının tespiti ile % 40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların iddialarını yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini, davacı yanın taahhütlerini yerine getirmediğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, ibranamedeki imzanın davalıya ait olduğu, alacaktan feragat beyanını içerdiği ve borçlunun ibra edildiği, ibranameye rağmen davalının alacak iddiasında bulunarak takibi devam ettirmesinin kötüniyetini ortaya koyduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe konu 02.04.2007 tanzim, 04.06.2007 vade tarihli 200.000.00.-TL.tutarlı bonodan dolayı davacıların borçlu olmadığının tespitine, % 40 kötüniyet tazminatı olan 80.000.00.-TL.nın davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK.nun 72/5.maddesi gereğince dava borçlu lehine hükme bağlanır ve borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsili için tazminata karar verilir.
Somut olayın özelliğine göre, davanın kabulüne dayanak ve icra takip tarihinden sonra düzenlenen “İbranamedir” başlıklı belge gözetildiğinde, davalı alacaklının icra takibine girişmekte kötüniyetli olduğu kabul edilemez. Bu husus gözetilmeden yanılgılı gerekçe ile davalının tazminat ile sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 825.00.TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.