YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8390
KARAR NO : 2010/12401
KARAR TARİHİ : 03.11.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki kayıt terkini davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, muvazaa iddiasına dayalı kayıt terkini davasıdır.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin iflasından ve tasfiye sürecinden önceki dönemde diğer davalı şirketin yetkilisi olduğunu ve şirketin borçlarını kendi şahsi mal varlığıyla ödediğini, ödediği bu tutarları da masaya yazdırdığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan rapora göre ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, davalı …’nin borç ödemelerinin ve alacağı temlik alması işleminin muvazaadan âri olduğunu kanıtlamak zorunda bulunduğu, şirketin tasfiye sürecine girmesinden bir gün evvel takibe giriştiği ve şirketteki yetkisi itibariyle şirketin durumunu bilecek durumda olduğu, halefiyet bakımından da Borçlar Kanunu’nun 109 ncu maddesindeki şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı … hakkındaki davanın kabulü ile adı geçenin masaya yazılan 3.486.061.07 TL alacağının terkinine, diğer davalı Müflis Tasfiye Halinde ….San.Tic.A.Ş hakkındaki davanın ise İcra ve İflas Kanununun 235/II nci maddesi uyarınca husumet yokluğundan reddedilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 276 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre kural olarak bilirkişi olarak bir kişinin atanması, duruma göre bu sayının üçü geçmemesi gerekir.Mahkemece dosya üzerinde inceleme yapılmak üzere iki kişilik bir bilirkişi heyeti oluşturmuş, bunlar da birbirinden farklı rapor vermişlerdir. Bu şekilde alınan rapordaki çelişkiler oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetince, iddia ve savunma kapsamında yapılacak inceleme ile giderilmeli ve varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir hüküm kurulmalıdır. Öte yandan davacının alacağı 43.894.73 TL olup, İcra ve İflas Kanununun 235 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalıya tahsis edilen hissenin, dava masrafları da dahil olmak üzere sıraya bakılmaksızın alacağı nispetinde davacıya verilmesine ve artanının diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken, alacağın terkini ile yetinilmesi de kabul şekli itibariyle doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.