Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/8509 E. 2011/1895 K. 15.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8509
KARAR NO : 2011/1895
KARAR TARİHİ : 15.02.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 06.12.2007
Nosu : 341-527

Taraflar arasındaki ibraname-feragatnamenin geçersizliğinin tesbiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılardan Tüfekçi Narenciye Tarım Ürün.İth ve San.Ltd.Şti.ve … vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalılardan … ile … vek.Av…. gelmiş, diğer davalılar tarafından kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-

Dava, müzayaka nedeniyle 27.09.2004 tarihinde verilen ibraname ve taahhütname ile bunlara dayalı olarak verilen haciz kaldırılması ve feragat yazılarının geçersizliğinin tesbiti ile iptaline, yapılan ödemenin kısmi ödeme olarak kabulü ile bakiye alacağın devam ettiğinin tesbiti istemine ilişkindir.
Davalı şirket ve davalı … vekili, … Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek, yetki itirazında bulunmuş, esasa yönelik olarak da eda davası açılması gereken hallerde menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, yapılan anlaşma uyarınca ödeme yapılarak ibraname alındığını, ipoteğin kaldırılması için vekaletname verildiğini, herhangi bir usulsüzlük ve gabin unsurlarının bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, BK.nun 21.maddesinde düzenlenen aşırı yararlanmanın unsurlarının somut olayda oluştuğu, davalı …’nin 25.04.2003 tarihli protokolün tarafı olmadığı gerekçesiyle, davacı şirketin … aleyhine açtığı davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne, … 21.Noterliğinin 27.09.2004 gün ve 33897 Y.sayılı davacı şirketin davalılar lehine verdiği ibraname ve taahhütnamenin ve aynı tarihli adi yazılı ibraname taahhütnamenin aşırı yararlanma (gabin) nedeni ile iptaline, bu belgeye dayalı olarak aynı tarihte icra takip ve dava dosyalarına verilen haciz kaldırma, şikayetten feragat dilekçelerinin davacı şirket yönünden iptaline, 200.000.-TL ödemenin davacı tarafın alacağına mahsuben yapılan kısmi ödeme olup, bakiye alacağın devam ettiğinin tesbitine karar verilmiş, hüküm davalı … Narenciye Tarım Ürün.İth ve San.Ltd.Şti.ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyiz eden davalıların mahkemenin yetkisine yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık somut olayda gabin koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 21.maddesinde düzenlenen gabinin varlığının kabulü için edimler arasında açık oransızlık bulunması (objektif şart) ve bu açık oransızlığın, zarara uğrayan tarafın müzayaka halinde bulunmasından veya tecrübesizliğinden veya işi hafife almasından (düşüncesizliğinden) karşı tarafın bilerek yararlanması (yani durumu istismar etmesi) (subjektif şart) sonucu meydana gelmesi gerekir (Prof.Dr.Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İst.1998, Sh.100-108).
Somut olayda, ibraname ve feragatnamelerin düzenlendiği tarih itibariyle mevcut olduğu saptanan gerçek alacak miktarı ile mutabık kalınan ve ödenen miktar arasında açık oransızlık bulunduğundan gabinin objektif şartının gerçekleştiğinin kabulüne ilişkin yerel mahkeme gerekçesinde isabetsizlik yoksa da, subjektif şartın gerçekleşmiş olduğunun kabulü doğru değildir.
Zira, taraflar tacirdir. TTK.nun 20/2.maddesi uyarınca “Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir işadamı gibi hareket etmesi lazımdır”. Hal böyle olunca subjektif şartın gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesinde davacı şirketin hiffet ve tecrübesizliğinden söz edilemeyeceğinden, müzayaka hali üzerinde irdeleme yapılarak varsa davalıların, davacı şirketin müzayaka halinden bilerek yararlanıp yararlanmadığı hususunun da kanıtlanması gerekmektedir.
Müzayaka esas itibariyle ciddi bir mali sıkıntı halini ifade eder. Bir kimse böyle bir sıkıntı içinde, diğer tarafın ileri sürebileceği ağır şartlara kolaylıkla razı olabilir. Müzayaka halinin, sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması gerekir. Dava konusu işlemlerin yapıldığı yıl 2004 olup, davacı şirketin 2003 ve 2004 yıllarına ait yıllık cirosuna ilişkin … Hal Müdürlüğü’nün cevap yazısı ile … Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün cevap yazısındaki yıllık ciro ve vergi matrahı miktarları ve davacının ticaret şirketi olduğu gözetildiğinde, müzayaka halinden söz edilmesi doğru görülemez. Öte yandan bir an için davacı şirketin müzayaka halinde olduğu kabul edilecek olsa bile, davalıların davacı şirketin bu durumunu bildiği ve ondan faydalanarak, yani karşı tarafın bu durumunu istismar ederek dava konusu işlemlerin yapılmasına sebebiyet verdiği hususların kanıtlanması gerekmektedir. Somut olayda, davalıların bu şekilde bir kasıtla davrandıklarını gösterir somut delillere rastlanılamamıştır.
Tüm bu deliller birlikte değerlendirildiğinde olayda gabinin objektif şartı gerçekleşmiş ise de subjektif koşulunun gerçekleştiğinin kanıtlanamadığı ve bu nedenle gabin koşullarının birlikte oluşmadığının kabulü gerekirken, mahkemece delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz eden davalılar vekilinin yetkiye yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz eden davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdir edilen 825.00.TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.