Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/8591 E. 2011/2565 K. 28.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8591
KARAR NO : 2011/2565
KARAR TARİHİ : 28.02.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 26.11.2008
Nosu : 38-484

Taraflar arasındaki karşılıklı menfi tespit itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne karşı davanın kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı-karşı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı-karşı davalı vek.Av…. ile davalı-karşı davacı vek.Av….’ın gelmiş olmalarıylabaşlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili şirketin kendi imkanları ile enerji üreten ve satan otoprodüktör şirket olduğunu ve dava dışı … Teknik A.Ş’ne satılan enerjinin davalı şirket ile imzalanan “dağıtım sistem kullanım” anlaşması ile nakil edildiğini, ve anılan sözleşmenin eki olan “Ek-4” sözleşme ile de dağıtım sistem kullanım bedeli ödenmeyeceğinin, sadece üretim sistemi kullanım bedeli ödenmesinin kararlaştırıldığını, ancak davalının sözleşme hükümlerine aykırı şekilde 30.01.2004 ve sonrasında devam eden toplam 10 adet faturada “dağıtım sistemi kullanma” bedelini faturalara eklediğini, yapılan itirazın sonuç vermediğini iddia ederek 174.122.61.-TL ile borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında, davacının müşterisi olan … Elektrik Ltd.Şti’nin Çayırhan TM’nin 3 nolu giderinden başlanmakta olup, giderden tesise kadar 200 metre kablo ve 4 adet direkteki 450 metrelik hattın mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu, davacı ile dağıtım sözleşmesi imzalanırken davacının verdiği bilgilerin doğru kabul edilerek bu hattın kullanılmasından doğan ücretlendirmenin (Ek-4) gereği yapılmamasının kararlaştırıldığını, ancak bu bilgilendirmenin yanlış olduğu ve hataya düşürüldüklerini anlamaları üzerine davacıyı uyardıklarını ve faturaları dağıtım ücretini içerecek şekilde düzenlediklerini, davacının da bu hattın kendilerine ait olduğunu kabul ederek, müşterisine yeni hat tesis etmek üzere işleme başladığını beyan ederek davanın reddini ve birleştirilen davası ile alacağın tahsili için yapılan ve itiraz edilen 2004/9875 esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptalini istemiştir.
Mahkemece 23.6.2005 tarihli ve bu rapora ek 29.5.2006 tarihli, 13.3.2007 tarihli, 8.2.2008 tarihli ve 26.6.2008 tarihli raporlar alındığı, 29.5.2006 ve 13.3.2007 tarihli bilirkişi raporlarında tespit edilen hususlar gereği davalının dağıtım sistem kullanım bedeli talep edemeyeceği, sadece sistem iletim bedeli isteyebileceği, asıl fatura bedelinin ödenmesinde temerrüt oluştuğundan birleşen davada gecikme zammı ödemesi gerektiği gerekçeleriyle asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı savunmasında, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin eki olan (Ek-4) başlıklı anlaşmanın hataya dayalı olduğunu bildirmiştir.
Davacının enerji verdiği … A.Ş enerji nakleden hattın davalıya ait olduğunda uyuşmazlık yoktur.
Bu durumda mahkemece “Dağıtım Sistemi Kullanım” anlaşmasının 3.maddesinin A bendinin 1 paragrafı ile anılan sözleşmenin (Ek-4) başlıklı bölümünün çelişip çelişmediği, davalının hataya düşürülüp düşürülmediği, karar yerinde tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı-karşı davacı yararına takdir edilen 825.00.-TL duruşma vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak, davalı-karşı davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.02.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY YAZISI-
Dava;dağıtım belgesi sınırı içerisinde faaliyet gösteren … teknik A.Ş.’inin ana tedarikçisi olan davacı şirket ile teknik A.Ş’nin 15.01.2004 tarihinde dağıtım sistem kullanım anlaşması imzalandığı,… teknik A.Ş’nin Çayırhan TM’nin 3 nolu fiderinden beslendiği,bu fider üzerindeki müvekkiline ait 200m kablo ve 4 direkten oluşan 450 m havai hattı kullanmakta olduğu, dağıtım sistem kullanım anlaşmasına göre tedarikçi firmanın şirketlerine sistem kullanım bedeli ödemesi gerektiği,dağıtım sistem kullanım anlaşmasının davacı firmanın beyanı üzerine doğru kabul edilerek ,Ek- 4 bilgileriyle imzalandığı,sonradan yapılan incelemede … teknik A.Ş’nin davacının belirlediği gibi,TEİŞ sistemine doğrudan bağlı olmadığı, halen müvekkiline ait enerji nakil hattını kullandığı ve BEDAŞ ana sayacından sonra fider sayacından ölçüm yapıldığının tespit edildiği,anlaşmanın Ek- 4. maddesinde yanlış bilgi verildiği ve kurumun yanıltıldığının anlaşıldığı,geçerliliği kalmayan bu maddenin anlaşmadan çıkarılarak yeniden düzenlenmesi gerektiği, davacı firmaya bildirildiği,davacı iddiasının aksine Çayırhan TM’deki sadece 5 nolu fiderin devrinin yapıldığına dair devir protokolünün mevcut olduğu ,3 nolu fiderin devredildiğine dair herhangi bir belgeye rastlanılmadığı,… Teknik A.Ş‘nin bahse konu hattın 4 direklik bölümünün davacıya ait olduğunun kabul edildiği,davalının müvekkiline ait 4 direklik bölümü için ödemesi gereken kullanım bedelini ödemediğini, başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Davalı taraf vekili savunmasında;davacının müşterisi olan … Elektrik LTD.Şti’nin Çayırhan TM’nin 3 no’lu giderinden başlanılmakta olup, giderden tesise kadar 200 metre kablo ve 4 adet direkteki 450 metrelik hattın mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu,davacı ile dağıtım sözleşmesi imzalanırken davacının verdiği bilgilerin doğru kabul edilerek bu hattın kullanılmasından doğan ücretlendirmenin (Ek-4)gereği yapılmasının kararlaştırıldığını,ancak bu bilgilendirmenin yanlış olduğu ve hataya düşürüldüklerini anlamaları üzerine davacıyı uyardıklarını ve fatura dağıtım ücretini içerecek şekilde düzenlediklerini , davacının da bu hattın kendilerine ait olduğunu kabul ederek,müşterisine yeni hat tesis etmek üzere işleme başladığını beyan ederek davanın reddini ve birleştirilen kendilerine ait dava ile ilgili itirazın iptalini karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; dosya içeriğine ve toplanan tüm delil ve belgelere göre,taraflar arasında imzalanan 15.01.2004 tarihli dağıtım sistem kullanım anlaşmasının bir parçası olan Ek- 4.maddesi hükmünde ….”… Teknik AŞ Çayırhan TM (154) fiderinden iletim sistemine doğrudan bağlı olduğundan daha önce olduğu gibi karşılanan enerji için EPDK’nın 212 sayılı kararı çerçevesinde dağıtım sistem kullanım bedeli ödenmeyeceği,ancak, ilgili teşekkül ile iletim sistem kullanımı için sadece iletim sistem kullanım bedeli ödenecektir “
Hususunun kararlaştırıldığı,buna göre, sözleşme kapsamında … Teknik A.Ş. için sadece iletim kullanım bedeli ödeneceği,dağıtım kullanım bedelinin ödenmeyeceğinin anlaşıldığı,EPDK’nın 212 sayılı kararı uyarınca davacı iletim sistemi kullanıcısı olduğundan mülkiyet,bakım ve işletmesi davacının müşterisine (… Teknik A.Ş.)ait olduğundan; … Teknik A.Ş.tarafından kullanılan 3 no’lu fider hattının bağlandığı Çayırhan TM.34,5 KW bara çıkışından itibaren ayrı bir hat niteliği kazandığı ve bu yönüyle hattın dağıtım sistemiyle hiçbir irtibatının bulunmadığı,dağıtım sisteminin kullanılmaması sebebiyle de taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri kapsamında davalının davacıdan dağıtım sistem bedeli isteme hakkı olmadığını içeren 13.03.2007 tarihli rapor esas alınarak asıl davanın kabulüne,birleşen davanın kısmen kabulüne kara verildiği anlaşılmıştır.
Kararı Birleşen davanın davacısı,asıl davanın davalısı Başkent elektrik Dağıtım A.Ş. temyiz etmiştir
Dairemizce yapılan inceleme sonucu ;
“Davalı savunmasında,taraflar arasında imzalanan sözleşmenin eki (Ek.-4)başlıklı anlaşmanın hataya dayalı olduğunu,davacının enerji verdiği … A.Ş’nin enerji nakleden hattın davalıya ait olduğunda uyuşmazlık bulunmadığını,bu durumda mahkemece “Dağıtım Sistemi Kullanım “anlaşmasının 3. maddesinin A bendinin 1 paragrafı ile anılan sözleşmenin (Ek-4)başlıklı bölümünün çelişip çelişmediği,davalının hataya düşürülüp düşülmediği,karar yerinde tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmeyerek, çoğunluk görüşü olarak karar bozulmuştur”
Dosyada mevcut; “Sistem Kullanım Anlaşması Başlıklı “(EK-4) sözleşmesi;
(Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşmasının Ayrılmaz Bir Parçasıdır)
”… Teknik Elektrik Madencilik Sanayi Ve Ticaret AŞ (… abone no 111736)Çayırhan TM (154) fiderin den iletim sistemine doğrudan bağlı olduğundan, daha önce olduğu gibi karşılanan enerji için EPDK’nın 212 sayılı kararı çerçevesinde dağıtım sistem kullanım bedeli ödenmeyerek,ANCAK,ilgili teşekkül ile iletim sistem kullanımı için bir sözleşme yapılıncaya kadar bu sözleşme kapsamında … Teknik Elektrik Madencilik Sanayi Ve Ticaret AŞ için sadece iletim sistemi bedeli ödenecektir “
Hususlarını içerdiği,asıl ve ek sözleşmenin noter tasdiki taşıdığı, tarafların yetkili temsilcileri tarafından imzalandığı hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Anlaşmazlık; davalı – karşı davacı temsilcisinin noter huzurunda tasdiken imzalanan,Ek-4 Sistem Kullanım anlaşmasında yanıltıldığı iddiasına dayanmaktadır.
Noter huzurunda imzalanan “Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması” ile birlikte (Ek-1),(Ek-3) ve (Ek-4) sözleşmeleri bulunmaktadır.
BK’nun 1. maddesi;”İki taraf karşılıklı ve bir birine uygun surette rızalarını beyan ettikleri takdirde,akit tamam olur”
Bk’nun 19. maddesi;”Bir akdin mevzuu,kanunun gösterdiği hudut dairesinde, serbestçe tayin olunabilir.”
TTK’nunu 20/2.fıkrasında;”Her tacirin,ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır”
Hükümlerini içermektedirler.
…K’nun , 01.07.2009 T. 2009/13-222 E.: 2009/299 K.sayılı ilamında özetle;
Hile ise; genel olarak bir kimsenin hukuki bir işlem yapmasını sağlamak için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı korumak yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanabilir. Hatada yanılma, hile de ise yanıltma söz konusudur.
İnançlı işlemlerde ise, başkasına bir hak devreden tarafa inanan, bir hakkı devralan tarafa da inanılan denilmekte, inanılan tarafın elde ettiği hakkı, taraflarca güdülen amaç sona erince veya gerçekleşince inanana ya da üçüncü bir kişiye devretme taahhüdünü taşıyan sözleşmeye de inanç sözleşmesi denilmektedir. Tekinay/ Akman/ Burcuoğlu/ Altop, Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, … 1988, sh.560).
5.2.1947 gün 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, inançlı işleme dayalı bir dava, ancak yazılı delille kanıtlanabilir. Başka bir ifade ile davacı, satışın iadei ferağda bulunulmak kaydıyla yapıldığı konusundaki iddiasını ancak yazılı delille ispat edebilir. Oysaki dava konusu olayda yapılan işlemi hükümden düşürecek güçte bir yazılı belge ibraz edilmesi gerektiğini” belirtmiştir.
Bilirkişi kurulu raporunun sonuç bölümünde;
”Davalı … A:Ş,davacı firma ile 15.01.2004 tarihinde dağıtım Sistem kullanım Anlaşması’nın Ek-4 maddesini imzaladığı, sırada,davalı kurum (şirket) ile dava dışı … Teknik Anonim Şti. arasında 20.11.1997 tarihinde akdedilmiş Elektrik Satışına ilişkin sözleşme ve yine 17.10.1997 tarihinde akdedilmiş “Enerji Tesis Sözleşmesi “ mevcut olup,davacı kurumun (şirketin)madde Ek-4 ‘ü imzalarken ,… Teknik A.Ş. ile aralarında daha önce akdedilmiş bu iki sözleşmenin hükümlerini dikkate alarak hareket ettiği söz konusu sözleşmelerde , tesislerin mülkiyetinin müşteriye (… Teknik’e )ait olduğu yolunda hükümler mevcut olması karşısında ,davalı kurumun tüm bu hükümleri göz ardı ederek davacı firmaya gönderdiği yazıda,”dağıtım Sistem Kullanım Anlaşmasının davacı şirketin beyanı üzerine doğru kabul edilip, Ek-4 bilgileriyle imzalanmış olduğu yolundaki iddiasının kabulünün mümkün olmadığı ,bu nedenle davalı kurumun sözleşmeyi imzalarken hile sonucu yanıltılmış olduğu iddiasını kanıtlayamadığı, davacı firmanın davalı kuruma dağıtım sistem kullanım bedeli borcu bulunmadığı” açıklamıştır.
Tüm bu bilgiler ışığında, taraflar arasında imzalanan “Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması “ ve Ek-4 “Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşmasının Ayrılmaz Bir Parçasıdır” biçimindeki “Sistem Kullanım anlaşması” noter huzurunda tarafların yasal temsilcileri tarafından okunup tasdik edildiği,.Ek-4 sözleşmesine imza atan şirket temsilcilerinin imzalarına karşı bir sahtelik iddiası bulunmadığı, sözleşmenin içeriğine de karşı çıkılmadığı,sadece davalı-karşı davacı şirket yetkilisinin yanıltıldığı iddiasının ileri sürüldüğü,noter huzurunda tasdik edilen sözleşmenin noterlik kanunu uyarınca resmi belge niteliğini taşıdığı, aksinin de aynı nitelikte bir belge ile ispat edilmesi gerektiği, iddiayı ileri süren tarafın ise, bu iddiasını yazılı belge ve diğer belgelerle ispat edemediği, dosyadaki tüm delil ve belgelerden anlaşıldığı gibi, TTK’nun 20/2. maddesi de dikkate alınarak, taraflar tacir olduğundan her tacirin,ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği de göz önünde bulundurularak, yanılmanın unsurlarının olayımızda gerçekleşmediği ve Ek-.4 sözleşmesinin taraflarını bağlıyacağından, mahkeme kararının onanması görüşünde olduğumdan,kararının bozulması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyorum.