Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/8801 E. 2010/9618 K. 13.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8801
KARAR NO : 2010/9618
KARAR TARİHİ : 13.09.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih :06/11/2007
Nosu : 168/1761
vek.Av. …

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya verdiği denetim hizmetleri karşılığında 30.06.2006 ve 31.07.2006 tarihli faturaların düzenlenerek davalı tarafa gönderildiğini, davalının süresinde faturalara itiraz etmediğini, ancak süresinden sonra fiyat farkı faturası düzenlendiğini, müvekkilince davalının bu isteği kabul edilerek mahsup işlemi yapıldığını, vadesinde ödeme yapılmaması nedeniyle alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ikametgahı icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, takibe itirazlarını tekrar ettiklerini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yetkili icra dairesinde yapılmış bir takip bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı, icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde “..asıl alacak olarak belirtilmiş bulunan miktar kadar borçlu olduğumuza dair, tarafımıza herhangi bir hesap ekstresi gönderilmemiştir. Bu konuda tarafımıza herhangi bir tebligat yapılmamıştır. Bu nedenle muaccel hale gelmiş herhangi bir alacak bulunamadığından…asıl alacak tutarına ve faize itiraz ediyoruz” şeklinde beyanda bulunmuştur. Bir başka anlatımla davalı akdi ilişkiyi inkar etmemiştir. Öte yandan davacı, dosyaya davalının imzaladığı denetim talep formları sunmuştur. Yine davacı yanca, davalının davacıya düzenlediği 05.09.2006 tarihli fiyat farkı faturası da, davacı delilleri arasında dava dosyasına ibraz edilmiştir. Bu durumda mahkemece BK’nun 73/1 ve HUMK’nun 10.maddeleri gereği davacı alacaklının ikametgahı icra dairelerinin yetkili olduğu gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Aslı gibidir.
Karşılaştırıldı. …