YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8864
KARAR NO : 2010/13371
KARAR TARİHİ : 25.11.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin dava dışı … Temizlik Ltd. şirketinden almış olduğu çekin, müvekkilinin rızası dışında elinden çıkıp daha sonra, davalı tarafından takibe konulduğunu ancak çek arkasındaki müvekkili şirkete ait cirodaki imzanın müvekkili şirket yetkilisi …’nun eli ürünü olmadığının anlaşıldığını davalının bu nedenle meşru hamil kabul edilemeyeceğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıdan takip dayanağı çek nedeniyle alacaklı olduğunu, çekteki davacı adına yapılan cironun vekaletnameye dayalı olarak dava dışı … tarafından gerçekleştirildiğini, adı geçen şahsın bir çok çeki davacı adına ciro ettiğini, davacı şirket ortakları … ile adı geçen …’un davacı şirket ortaklığından ayrılmaları ve kendi aralarında ihtilafa düşmüş olmaları nedeniyle uyuşmazlığın doğduğunu belirterek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının davasını TTK.nun 704.maddesine dayalı olarak açtığı ve davalının yetkili hamil olmadığını iddia ettiği,dava konusu çekin davacı defterlerinde davalıya ciro kaydıyla, kayıtlı olduğu, çek arkasındaki davacı şirkete ait cironun, davacı şirket yetkilisi … tarafından Alanya 5.Noterliğinin 07.04.2006 tarihli vekaletnamesi uyarınca verilen yetkiye dayalı olarak dava dışı … tarafından yapıldığı, söz konusu vekaletnamede …’un davacı şirket adının çek alıp vermeye yetkili bulunduğu ve davacı şirket yetkilisi …’nun sahip olduğu tüm yetkilerine haiz olması nedeniyle BK.nun 449.maddesi uyarınca …’un ticari mümessil sıfatını kazanmış olması nedeniyle borçlandırıcı işlem yapmaya da yetkili olduğu gerekçesiyle davanın reddi ile davalı yararına %40 tazminata karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 25.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.