YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9117
KARAR NO : 2011/4942
KARAR TARİHİ : 13.04.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine yaptığı icra takibinde dayandığı 11.10.2008 vade tarihli 4.850,00 TL bedelli senet altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek müvekkilinin icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, % 40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, müvekkilinin senedi dava dışı … Gıda San. Ltd. Şti.’nden olan alacağına karşılık teminat senedi olarak ciro yoluyla aldığını, iyi niyetli üçüncü kişi olan müvekkilinin davacının ileri sürdüğü hususları bilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, benimsenen 10.02.2010 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda senet altındaki borçlu imzasının davacıya ait olmadığının anlaşıldığı, davalının icra takibi yapmakta haksız ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının icra takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, % 40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK.’ nun 72/5.maddesi gereğince, davacı borçlu lehine tazminat verilebilmesi için davalı alacaklının takip yapmasında haksızlığı yanında kötü niyeti de aranmıştır. Senet ciro yoluyla davalı hamil bankanın eline geçtiği ve davalının kötü niyetli olduğu kanıtlanmadığı halde yazılı gerekçe ile %40 kötü niyet tazminatından sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.