Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/9200 E. 2011/3196 K. 14.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9200
KARAR NO : 2011/3196
KARAR TARİHİ : 14.03.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…..gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili şirketin taahhüdü altında bulunan TOKİ’ye ait 680 konutluk inşaat işinin beton alımı ile ilgili olarak davalı ile 05.01.2006 tarihinde sözleşme imzalandığını, davalının beton parasını peşin almasına rağmen sözleşme koşullarına uymadığını ve zamanında beton teslimi yapmadığını, bu durumun davalı şirket yetkilisinin imzasının da bulunduğu 09.03.2006 tarihli tutanak ile saptandığını, müvekkilinin taahhüdü altındaki işi belli sürede TOKİ’ye teslim etmesi gerektiğini, betonun gönderilmemesi nedeni ile gecikme cezası ödemek zorunda kaldıklarını, işçilerin çalışamadığını, vinç kirası ödendiğini, başka yerden beton temin edilerek fazla ödeme yapıldığını belirterek, fazlaya ait hakları saklı tutulup, 200.000.00.-TL’lık kısmın ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının talebinin 6 aylık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, bu nedenle davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, teslimdeki gecikmelerin davacının beton döküm yerindeki yolları yapmamasından, vinçlerin arızalı olup, çalışmamasından, kalıpların hazır beton dökümü sırasında hazır olmamasından kaynaklandığını, davacının TOKİ’ye hiçbir gecikme tazminatı ödemediğini, yokluklarında yapılan tespiti kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin inşaatındaki şantiye yetkilileri tarafından imzalanan tüm tutanaklar doğrultusunda, işin davalıdan kaynaklanan nedenlerle geciktiğinden davanın kısmen kabulü ile 100.350.00.-TL’nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacının dava açmadan önce yaptırdığı tespit sonrası düzenlenen rapor, işçi yevmiyesi, kule vinç kirası, kalıp kirası ve gecikme cezası hesaplanmasına, açılan davada da fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak ve tespit raporu dayanak alınarak talepte bulunulmuş olmasına, davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamede de, yukarıda anılan kalemler dışında talepde bulunulmamış olmasına, TOKİ Başkanlığından verilen cevapda, davacının TOKİ’ye beton teslimlerindeki aksama nedeni ile ceza ödemediğinin anlaşılmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı beton teslimindeki gecikmelerin davalıdan kaynaklandığını ve tutanaklar tutulduğunu iddia etmiş, davalı vekili ise beton dökümündeki aksamaların davacının yükümlülüklerini yerine getirmemesinden döküm yerlerindeki arazi yollarını yapmamasından, kule vinçlerinin arızalı olup, çalışmamasından ve hava şartları nedeni ile TOKİ tarafından beton dökümüne izin verilmemesinden kaynaklandığı, davacının davaya dayanak olarak sunduğu tutanaklardaki imzaların müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığı ve davacının talebinin zamanaşımına uğradığını savunmuştur.
Taraflar arasında hazır beton satın alınmasına ilişkin sözleşme bulunduğundan davalının, davacının talebinin altı aylık zamanaşımı süresine tabi olduğu yolundaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak, davacının ibraz ettiği ve davalı şirket yetkililerinin imzasını taşıyan tutanaklardaki imzalara davalı tarafından itiraz edildiğinden öncelikle tutanak asılları ibraz ettirilerek tutanakda imzası bulunan kişilerin davalı şirket yetkilisi olup olmadığı ve imzaların tutanaklarda adı yazılı kişilere ait olup olmadığı incelenmeden hüküm kurulması doğru olmadığı gibi davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen ve davalı yetkilisinin imzasını taşımayan tutanaklara göre de zarar hesabı yapılması isabetli görülmemiştir.
Yapılacak iş, öncelikle hazır betonun dökümündeki gecikmelerin davacının mı, yoksa davalının mı eyleminden kaynaklandığı tespit edildikten sonra tutanaklar üzerindeki imzaların davalı şirket yetkilisine ait olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.