YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9270
KARAR NO : 2011/4762
KARAR TARİHİ : 11.04.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin taraflar arasındaki cari hesap nedeniyle davalıdan 7.141,30 TL alacaklı olduğunu, bu hususun davalının da kabulünde olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu, bununla birlikte davalının takibe konu borcun 2.927,39 TL’sini ferileriyle icra dosyasına ödediğini belirterek ödenmeyen kısım için itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında 01.01.2007 başlangıç tarihli tedarikçi sözleşmesinin imzalandığını, anılan sözleşme hükümleri ve müvekkilinin kayıtlarına göre 25.03.2009 tarihi itibariyle davacıya borçlu olmadıklarını, sözleşme uyarınca müvekkilinin kayıtlarının tek ve kesin delil olduğunu, 25.3.2009 tarihi itibariyle kayıtlarda görülen feriler dahil 3.325,63 TL davacı alacağının ödendiği ve bu tarih itibariyle borç bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalının kayıtlarının kesin delil olduğu, davalının, kısmi kabulündeki ödemesinin dışında davacıya herhangi bir borcunun kalmadığı gerekçiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı cari hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptalini istemiş, davalı ise taraflar arasındaki sözleşme uyarınca kendi kayıtlarının kesin delil niteliğinde olduğunu ve borcu bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davacının dayandığı davalı tarafından imzalanan 29.01.2009 tarihli cari hesap borcuna ilişkin yazıdan sonra davalının bir kısım iade ve iskonto faturaları düzenlediği ve uyuşmazlığın bu faturalardan kaynaklandığı görülmüştür. Bu durumda mahkemece söz konusu faturaların içeriği denetlenip taraf kayıtları da incelenerek söz konusu faturaların sözleşmeye uygun olup olmadığı üzerinde durularak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken mücerret fatura kaydı kesin delil kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanın nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.