Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/9277 E. 2011/2627 K. 01.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9277
KARAR NO : 2011/2627
KARAR TARİHİ : 01.03.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleşen alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av…… gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirketle 29.08.2003 tarihinde Yetkili Genel Satıcılık Sözleşmesi ve Çalışma Şartlarının imzalandığı, sözleşmenin 9.maddesi kapsamında müvekkilinden teminatlar alındığını, davalının 2004 yılında 01.12.2003 tarihli fiyat listesi üzerinden 10 ay vadeli %15 iskontolu kampanya başlattığını, %10 distribütör iskontosu ile toplam iskonto oranının %25’e yükseldiğini, bu kampanya çerçevesinde yüklü sipariş aldığını, siparişlerin davalıya bildirildiğini, davalının çekleri aldıktan ve bir kısım siparişi gönderdikten sonra kampanya uygulamasını davacı aleyhine değiştirdiğini, tanzim edilen çek karşılığı mal göndermediğini, gerçek bir alacağı içermeyen çekleri bankaya ibraz ederek icra takibine giriştiğini, teminat mektubunu paraya çevirdiğini ve ipotekli takip yaptığını, davalıdan komisyon ve sözleşmeye aykırılık nedeniyle oluşan alacaklarını takas yoluyla istediğini ileri sürerek, davalının Bursa 9.İcra Müdürlüğü’nün 2004/9174 esas sayılı takip dosyasında talep ettiği miktardan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile haksız ödemelerin istirdadı ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Birleşen dosyada davacılar vekili davacı şirketin hissedarı …..’ndan alınan 200.000 TL’lik senedin sözleşme sona erdiğinden iadesi ile iskontodan kaynaklanan alacağı ile kâr kaybı ve masraflarına ait zararlarını fazlaya ait hakları saklı tutarak bu alacaklarının da tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili asıl davada müvekkili şirketin davacı şirketten dosya borcundan daha fazla alacağı olduğunu, cari hesap usulüne göre çalıştıklarını, davacının verdiği sipariş üzerine müvekkiline teslim ettiği değişik vadeli çeklerin zamanında ödenmediğini, takibe konu edilen çeklerin karşılığı olan malları teslim ettiğini belirtmiş, birleşen davada ise 200.000 TL’lik senedin müvekkili şirket kasası ve kayıtlarında olmadığını, davacının Bursa bölgesinde genel yetkili satıcı bilindiğini, tek ve münhasır satıcı olmadığını beyanla davaların reddini istemiştir.Mahkemece, dosya kapsamı ve son alınan bilirkişi kurulu raporuna ve 16.07.2004 tarihli mutabakata göre, asıl davanın kısmen kabulüne, Bursa 9.İcra Müdürülüğü’nün 2004/9174 sayılı dosyada takip konusu yapılan 69.367 TL alacağın 49.578,92 TL kısmından davacı şirketin borçlu olmadığının tespitine, tarafların tazminat istemlerinin reddine, birleşen dava yönünden davacı Cengiz Acaroğlu tarafından davalı aleyhine açılan 200.000 TL bedelli teminat senedinin iadesi ve iptaline yönelik davanın harcı yatırılmamış olduğundan açılmamış sayılmasına, davacı şirket tarafından davalı aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 5.000 YTL’nin 17.08.2005 dava tarihinden itibaren değişen oranlar yürütülerek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davadaki davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-16.07.2004 tarihli konusu ilişik kesme olan protokolde, mutabık kalınan borcun 130.000 TL olduğu, bu borca karşılık protokolde belirtilen çeklerin verildiği belirtilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda mutabakat tarihinden sonra davacının toplam 110.211,92 TL ödeme yaptığı belirtilerek, bu ödemeler borçtan mahsup edilmiştir. Mutabakat tarihinden sonra, protokolde belirtilen çeke yönelik tahsilatlar ile davalı hesabına yapılan havalelerin borçtan mahsup edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak nakit yapılan ödemeler yönünden yapılan inceleme yetersizdir. Nakit ödemelerin dayanağı belgeler istenip, davalıyı bağlayıp bağlamadığı üzerinde durulup, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmelidir. Ayrıca protokolde borca karşılık verilen çeklerden davacıya iade edilenlerin bulunup bulunmadığının araştırılmaması da usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 825.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.