YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9446
KARAR NO : 2010/12647
KARAR TARİHİ : 08.11.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı… Ltd.Şti. arasında genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi düzenlendiğini, davalının da bu sözleşmeyi müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, bilahare hesabın kat edildiğini, asıl borçlu firmanın almış olduğu çek karnesini iade etmediğini, borçlu firmanın keşide ettiği (15) adet çek yaprağı ile ilgili olarak müvekkilinin yasal yükümlülük tutarı toplamı olan 6.525 YTL’nin depo edilmesi hususunda çekilen ihtarın sonuçsuz kalması üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacı genel kredi sözleşmesinin 60.maddesine dayanmakta ise de anılan maddede çek karnelerine ilişkin düzenleme bulunmadığı, davacı bankanın (15) adet çekin keşide edildiğini iddia etmekte ise de söz konusu çeklerin keşide edildiğine dair kayıt ve ibraz şerhi sunamadığı, ortada 3167 sayılı yasa uyarınca ödenmesi gereken bir tutar bulunmadığı, dolayısıyla da henüz talep edilebilir bir alacağın doğduğunun da kabul edilemeyeceği, riskin tek başına borcun doğumu nedenlerinden olmadığı sözleşmede özel düzenleme bulunmadığı hallerde riskin gerçekleşme ihtimalinden bahisle henüz çek niteliği alıp almayacağı belli olmayan çek yaprakları nedeniyle davacının depo talebinde bulunamayacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Bankaların kendi öz kaynaklarından veya diğer kurumlardan temin ettikleri kredileri, genel kredi sözleşmesiyle gerçek veya tüzel kişilere teminatlı veya teminatsız kullandırmaları halinde Harçlar Kanunu’nun 123/son maddesindeki istisnadan faydalanmaları olanaklı değildir. Bu itibarla davacı banka harca tabi olup dava açılırken davaya konu edilen tutar üzerinden ¼ oranında nisbi harcın alınması ve yargılama sonunda dava reddedildiğine göre maktu red harcına hükmedilmesi gerekirdi.
Harç konusu, kamu düzenine ilişkin olup her aşamada gözetilmesi gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin harç alınmadan yargılama yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması ve hükümde de harca hükmedilmemiş olması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.11. 2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.