Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/9466 E. 2011/3851 K. 24.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9466
KARAR NO : 2011/3851
KARAR TARİHİ : 24.03.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan şirket vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, eczacı olan müvekkilinin davalı şirketten pazarlamacısı olan diğer davalı aracılığı ile ilaç alış verişi yaptığını, en son aldığı alışveriş karşılığı toplam 17.410 TL’lik 5 adet bono verdiğini, bono bedelini ödeyip, şirkete müvekkilinin hiçbir borcu bulunmamasına rağmen müvekkili aleyhine icra takibi yapıldığını, müvekkilinin icra tehdidi altında ihtirazi kayıtla icra dosyasına 12.159.-TL ödeme yaptığını ayrıca 17.11.2009 vade tarihli 5.000.-TL bedelli bonoyu bankaya ödediğini iddia ederek 17.159.00.-TL fazla ödenen paranın ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline davalı şirketin tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili cevabında, icra takibinin yapıldığı ve müvekkili şirketin ikametgahının bulunduğu Konya mahkemelerinin yetkili olduğu, davacının ödeme iddiasını HUMK 288 vd maddeleri uyarınca usulüne uygun delillerle ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin senet bedellerini ikinci kez tahsil etmesinin söz konusu olmadığını, diğer davalının müvekkili şirket çalışanı olmadığı, gibi davalı şirketle herhangi bir ilgisininde bulunmadığını, tahsilat belgesinin müvekkkili şirket tarafından düzenlenmediğini, belgedeki imzalarında müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını bu nedenle belgenin müvekkili şirket açısından bir bağlayıcılığı olmadığını, istirdat davalarında tazminat talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Davalı …, davacıdan 16.500.TL’ yi elden alıp diğer davalıya göndermesi gerekirken aralarındaki alacak verecek meselesi yüzünden bu paranın tamamını davalı şirkete göndermediğini beyan etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre aynı borçtan ve aynı bonolardan dolayı davacıdan mükerrer tahsilat yapıldığı, davalı şirket ile çalışanı arasındaki kişisel ve parasal problemlerden dolayı davacının arada kalarak mağdur edildiği ve her iki davalınında davacıya karşı sorumlu oldukları, tazminat talebinin koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılardan şirket vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 24.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.