YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9477
KARAR NO : 2011/4232
KARAR TARİHİ : 31.03.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalıdan noter satış sözleşmesi ile satın alınan 67 SD 005 plakalı aracın, müvekkili adına tescilinin yapıldığını, ancak Adana 4. Sulh Ceza Mahkemesinin kararı uyarınca araca trafik ekiplerince elkonulduğunu, müvekkilinin araçtan yararlanma olanağının tümüyle ortadan kalktığını, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunu iddia ederek araç satış aktinin feshine, satım bedeli olan 40.000,00 TL’ nin satış tarihi olan 8.8.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlilkte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında, davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu, araçta satış tarihinde ayıp bulunmadığını, araç üzerinde bir usulsüzlük varsa bunun davacıdan kaynaklandığını savunarak davanın reddirni istemiştir.
Mahkemece davalının ayıplı olarak satın almış olduğu dava konusu aracı bilirek ya da bilmeyerek 8.8.2007 tarihinde davacıya sattığı, sözkonusu araca çalıntı olduğundan el konulduğu, bunun gizli ayıp olduğu, BK’nun 194/ son maddesi gereği satıcının ayıpları bilmese bile sonuçlarından sorumlu olup, aynı yasanın 202 maddesi uyarınca aracı satın alan şahsın sözleşmeyi feshedebileceği ve tarafların biribirinden aldıklarını iade ile yükümlü olduğu, temerrüt tarihinin, dava tarihi olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Aracın tescili işlemi idari işlem olduğu gibi, dava dilekçesinde aracın davalı adına tesciline ilişkin bir talepte bulunmamaktadır. Mahkemece bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulması gerekirse de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’ nun 437/8 maddesi uyarınca düzelterek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu benttee açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarını reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkarsanın 1/B fıkrasındaki “Davaya konu …. plaka sayılı aracın davalı … adına TESCİLİNE” ibaresinin hükümden çıkarılmasına ve kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.