Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/9487 E. 2011/4233 K. 31.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9487
KARAR NO : 2011/4233
KARAR TARİHİ : 31.03.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, Gayrinakdi Çek Kredi Sözleşmesi’nden kaynaklanan alacaklarını tahsil için giriştikleri icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı, sözleşmeyi dernek adına imzaladığını, şahsi borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacı banka ile dava dışı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Derneği arasında akdedilen Gayrinakdi Çek Kredi Sözleşmesi’ni davalının müşterek ve müteselsil kefil olarak imzaladığı, sözleşmeye istinaden verilen 25 adet çek yaprağından doğan yasal sorumluluk tutarı 10.340.00.-TL.nin davalıdan genel haciz yolu ile talep edildiği, kredi sözleşmesinde 3167 Sayılı Yasa’nın 10.maddesi gereğince keşide edilen çeklerin karşılıksız çıkması halinde bankanın çek hamillerine ödemek zorunda olduğu meblağın istenebileceği, oysa bankanın henüz keşide edilmeden, karşılığı çıkmadan, çek hamillerine ödeme yapılmadan, yani risk oluşmadan talepte bulunduğu, davacı bankanın davalıdan takip tarihi itibariyle toplam 1.126.66.-TL.alacağı olduğu, alacağın likit bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (HUMK) 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun’un 19 uncu maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2010 yılı için 1.430.-TL.dir.
Temyize konu edilen miktarın 1.126.66.-TL. olması nedeniyle 12.05.2010 tarihli karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince;
a) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
b)Takip konusu alacak likit (hesap edilebilir) nitelikte olup, borçlunun itirazında haksızlığına karar verilen miktar üzerinden İİK.nun 67/2.maddesi uyarınca alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile bu istemin reddi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle reddine, (2/a) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile (2/b) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, davalının fazla yatırdığı peşin harcın istek halinde iadesine, 31.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.