YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9850
KARAR NO : 2010/13795
KARAR TARİHİ : 06.12.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 01.02.2008
No : 518-24
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında kredi kartı üyelik sözleşmesi imzalandığını, davalının borçlarını ödememesi üzerine takip başlatıldığını, ancak takibin haksız itiraz sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının alacağını ispatlaması gerektiğini, kat ihtarının ve eki hesap ekstresinin, alacağın varlığını ve miktarını ispata yeterli olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla icra dosyasına 2.400.000.000.-TL ödeme yapıldığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının alacağın varlığı ve miktarını belirleyen davalının imzası bulunan veya davalı tarafından kabul edilen borç ikrarını içerir bir belgeyi dosyaya sunamadığı gibi harcama, nakit ödeme ve alacak belgesini dosyaya ibraz edemediği, davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı delil olarak mevduat hesap bilgileri, tüm hesap bilgileri, hesap ekstre bilgileri kredi kartı üyelik sözleşmesinin 1.ve 3. sayfalarını dosyaya sunduğu görülmüştür.
Öte yandan dosyaya sunulan 05.01.2006 tarihli bilirkişi raporunda davacı bankanın davalıdan toplam 2.506.987.904.-TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bu durumda mahkemece davacı bankanın defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, bankanın hesabın kati tarihi itibariyle alacaklı olduğu meblağ ile icra takip tarihine göre asıl alacak ve varsa temerrüt faizi yönünden talep edebileceği miktar yönünden ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.