Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/9907 E. 2010/13631 K. 01.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9907
KARAR NO : 2010/13631
KARAR TARİHİ : 01.12.2010

Mahkemesi :Sulh HukukMahkemesi
Tarih :14.04.2009
Nosu : 1695/807

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili bankanın şubesi ile davalı … arasında yapılan genel kredi sözleşmesini diğer davalı …’in müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi alacağının tahsili için yapılan icra takibinin davalıların haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vasisi … … davalı ’ın sözleşmeyi imzaladığı sırada psikolojik rahatsızlığı nedeniyle borçlanma ehliyetinin bulunmadığını, kendisinin vasisi olduğu kardeşi adına borcun bir kısmını ödemeye çalıştığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili davacı bankanın faize faiz işleterek borcu hesapladığını, davacının takip talebinde istediği asıl alacak kalemi içerisinde gecikme faizinin de bulunduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte davalı …’nin borç altına girme ehliyetinin bulunmaması nedeniyle sözleşmenin geçersiz olduğu, BK’nun 485.maddesi gereğince sözleşmenin kefil olan davalı … yönünden de geçerli sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı taraf yargılama sırasında alınan 8.4.2009 tarihli bilirkişi raporuna itiraz ederek davalı …’nin Adli Tıp Kurumu’na sevk edilip fiili ehliyetinin bulunmadığının tespit edilmesini talep etmiş ise de mahkeme bu talebi değerlendirmemiş ve 8.4.2009 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurmuştur. Mahkemece hükme dayanak alınan rapor yeterli araştırma ve incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Bu durumda davalı … Adli Tıp Kurumu’na sevk edilerek sözleşmeyi imzaladığı 20.7.2006 tarihi itibariyle fiil ehliyetine sahip olup olmadığı konusunda rapor alınıp uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme sonucunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı banka yararına BOZULMASINA, 01.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.