Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/9969 E. 2010/13210 K. 24.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9969
KARAR NO : 2010/13210
KARAR TARİHİ : 24.11.2010

Mahkemesi : Bakırköy 3.İcra Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı Hazine vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Şikayet eden vekili, Bakırköy İflas Müdürlüğünün 2009/5 sayılı dosyasında 3.sıraya alınan gümrük alacağının İİK.nun 206 ve 6183 Sayılı Kanunun 21.maddesi uyarınca rüçhanlı alacaklardan önce ödenmek üzere sıra cetveline kaydedilmesini talep ve şikayet etmiştir.
Şikayet edilen vekili duruşmalara katılmamış, cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkemece, Gaziantep Gümrük Müdürlüğünün rüçhanlı alacaklardan önce sıra cetveline alınması gereken herhangi bir serbest dolaşım giriş beyannamesi muhteviyatı ile eşya satışının bulunmadığı, bu nedenle de rüçhanlı alacaklardan önce sıraya girme hakkının olmadığı, sıra cetvelinde 3.sırada yer almasının usul ve yasaya uygun olduğu nedenle davanın reddine karar verilmiş, hüküm şikayet eden vekilince temyiz edilmiştir.
Gümrük vergi ve resimleri 6183 sayılı Kanun’un 21, ve İcra ve İflâs Kanunu’nun 206 madde hükümleri uyarınca rüçhanlı olup, gümrük vergisine tâbi eşyanın satışından elde edilen paradan öncelikle ödenir. Bu nedenle gümrük alacağının rüçhanlı olabilmesi için, gümrüğe tâbi eşyanın veya bu eşya satılmışsa, satış bedelinin iflâs masasında olması şart olup, diğer malların satış bedelinden gümrük vergilerinin ödenmesi mümkün değildir.
Somut olayda, mahkemece tayin edilen bilirkişinin raporunda, firma adına tescilli serbest dolaşım giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaya ilişkin satış bedelinin iflâs masasında bulunmadığı belirtilmiş, ancak söz konusu malların iflâs masasında bulunup bulunmadığı konusunda görüş belirtilmediği gibi bu konunun incelendiğine dair bilirkişi raporunda ve mahkeme kararının gerekçesinde bir açıklık bulunmamaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun Yargıtay’ın ve tarafların temyiz denetimine elverişli olması, yeterli gerekçeleri ve açıklığı içermesi zorunlu olup, konusunda ehil bilirkişiler tarafından da hazırlanması gerektiği izahtan varestedir.
O hâlde mahkemece yapılacak iş, yukarıda açıklanan kanun hükümleri çerçevesinde, hazine alacağının dayandığı belgeler, iflâs dosyası, müflis şirkete ait diğer kayıtlar ile ilgili diğer belgeler üzerinde, aralarında yeminli mali müşavirin de bulunduğu üç kişilik ehil bir bilirkişi heyetince inceleme yaptırılarak, firma adına tescilli serbest dolaşım giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın iflâs masasında bulunup bulunmadığı ya da böyle bir eşyanın satışından elde edilen bedelin iflâs masasında olup olmadığının tespiti ile varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermekten ibarettir. Firma adına tescilli serbest dolaşım giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın satış bedelinin iflâs masasında bulunmadığı gerekçesiyle ve eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle şikâyet eden vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın BOZULMASINA, 24.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.