YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10259
KARAR NO : 2012/4465
KARAR TARİHİ : 19.03.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmasız davacı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. … ile davalı vek.Av. …’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, tapuda Kocaeli ili Gebze ilçesinde bulunan davalıya ait üzerinde akaryakıt satış ve servis istasyonu kurulu taşınmazda müvekkili şirkete 18.12.2025 tarihine kadar intifa hakkı verildiğini, taraflar arasında bayilik sözleşmesi imzalandığını, Rekabet Kurulunun aldığı kararlar doğrultusunda 18.09.2005 tarihinden önce yapılmış ve süresi 5 yılı aşan sözleşmelerin muafiyetten bu tarihten sonra yararlanamayacağının belirtildiği 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 56.maddesi uyarınca aynı kanunun 4.maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle Rekabet Kurulu tarafından geçersiz sayılan anlaşmalar nedeni ile müvekkilinin yaptığı yatırımlar ile davacıya ödenen primlerden 781.843,00 TL’nin sebepsiz zenginleşme kapsamında iadesi gerektiğini belirterek bu bedelin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, muaccel olmayan borcun dava konusu edilemeyeceğini, sözleşmenin devam ettiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın açıldığı tarihte taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin devam ettiği, henüz iddia edilen sebepsiz zenginleşme olgusunun gerçekleşmediği, davanın zamansız açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyizi, lehlerine eksik vekalet ücreti takdir edilmesine ilişkindir.
Mahkemece, taraflar arasındaki akdin feshedilmediği ve geçerli olduğu gerekçesiyle verilen red kararı esasa ilişkin nihai karar olup, buna göre davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmına göre hesaplanacak nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmolunması isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.