YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10386
KARAR NO : 2012/3975
KARAR TARİHİ : 13.03.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmasız, davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. … ile davalı vek.Av. …’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin Anadolu Deniz İnşaat … A.Ş.’nin yetkilisi olduğunu, davalının ise müvekkilinin yetkilisi olduğu şirkette Eylül 1992 tarihine kadar muhasebeci olarak çalıştığını, çalıştığı dönemde Akbank Tuzla Şubesine ait Z3009761 nolu 15.000.000 TL (Yeni 15 YTL) bedelli çekin aralarındaki hizmet ilişkinden faydalanarak imza ve miktar kısımları dışında boş olarak ele geçirdiğini, keşide tarihini 27.05.2003 , miktar olan 15 YTL’yi 2.950.000.000.000 TL (2.950.000 YTL) olarak değiştirdiğini, çekin davalıca tahrif edildiğini ve bankaya ibraz edildiğini ileri sürerek, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, çek bedelinin 2.950.000 YTL olup, davacının çeke dayalı iddialarını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı, 30.12.2003 tarihli Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuarları Daire Başkanlığının Ekspertiz raporu, bekletici mesele yapılan Tuzla Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/935 esas, 2008/779 karar sayılı kararı ile Yargıtay 11. Ceza Dairesinin zamanaşımı nedeni ile davanın ortadan kaldırılması kararları karşısında, davanın reddine, ihtiyati tedbir kararının iş bu hükmün kesinleşmesinden on gün sonraya kadar sürdürülmesine karar verilmiş, hükmün taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı taraf davaya konu Haziran 1992 tarihinde 15.000.000 TL olarak düzenlenilen çeki, muhasebeci olarak çalışan davalının habersizce alarak 2.950.000.000.000 TL olarak tahrif ettiğini ileri sürmüştür. Mahkemece davacı tarafın bu iddiası üzerinde yeterince durulmadan temyiz sonucuYargıtay 11. Ceza Dairesince ceza zamanaşımından ortadan kaldırılan Tuzla Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2008 karar tarihli, 2006/935 esas sayılı dosyasındaki Tuzla Cumhuriyet Savcılığının hazırlık aşamasında iken aldırılan 31.12.2003 tarihli 6861 nolu EGM Kriminal Polis Laboratuarları Dairesi Başkanlığının ekspertiz raporuna itibar edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davanın çözümünün öncelikle, çekte tahrifat iddiası üzerinde toplandığı gözetilerek Adli Tıp Kurumu Başkanlığından bu yönde yeni bir rapor alınıp, tahrifat iddiasının doğru olup olmağının saptanması şayet alınacak rapor ile tahrifat yapılmadığı sonucuna varılırsa, bundan sonra davacı tarafın diğer iddiaları üzerinde durulup varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönden eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hükmün kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 900 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.