Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/10393 E. 2012/3976 K. 13.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10393
KARAR NO : 2012/3976
KARAR TARİHİ : 13.03.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, davalı … A.Ş.’nden 19.10.2005 tarihte …plakalı Mercedes marka 5350 model araç aldığını 21.10.2005 tarihinde trafiğe çıktığını, iki yıllık garanti süresi bulunduğunu, onarım ve bakım işlemlerinin davalı … tarafından yapıldığını, ilk arıza ve servise girişin 05.01.2006 tarihi olup şikâyetlerin giderilemediği, lastiğin 50.000 km de değişmesi gerekirken 22551 km de değiştirildiğini, araba içinde vınlama sesi olduğunu, virajlarda savrulduğunu, kullanma hatası bulunmadığını, davalı tarafa ayıplı aracın yenisi ile değiştirilmesi istemini 16.02.2007 tarihli ihtarı ile bildirdiğini ve 14.08.2007 tarihinde tespit yapılarak, alınan rapor sonucu bu davayı açtıklarını ileri sürerek aracın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesi, mümkün olmadığı taktirde aracın fatura bedelinin müvekkiline avans faizi ile ödenmesini talep etmiştir.
Davalı Mercedes Benz …vekili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu belirtmiş, araçta gizli ayıp olmadığını şikâyetlerinin garanti kapsamında giderildiğini aracın uzun süreli kullanımı nedeniyle mevcut olan arızalar olabileceğini beyanla, davanın reddini istemiştir.
Davalı Bayraktar …vekili, aracın iki kere hasarlı onarım için geldiğini ayıplı mal olmadığını Tüketici Mahkemesinin görevli olduğunu belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı …Ş.vekili davacının belirttiği şikayetler dolayısıyla müvekkilinin servis hizmeti verdiğini, araçta ayıp olmadığını, tespit raporunu kabul etmediğini bildirerek davanın reddi istemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporlarına göre; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, satın alınan aracın ayıplı olması nedeniyle misli ile değiştirilmesi veya bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tarafça, dava açılmadan önce Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/905 değişik iş sayılı dosyasında 22.08.2007 tarihli bilirkişi araştırma görevlisi … Yardımcı Doçent Doktor … ve Yrd.Doç.Dr…. ‘nın düzenledikleri raporda “….aracın yol seyrinde 70 km’yi aşan hız değerlerinde araç arka tarafından vınlama olarak tabir edilecek bir ses geldiği; bu sesin Mercedes standardındaki bir araç için seyir konforunu etkileyecek bir ses olduğu aracın arka kısmından ses geliyor şikayetinin üç defa gerçekleştiği ve keşifte yapılan testlere göre sesin servis tamir işlemlerinde giderilmediği ayrıca belirtilen ses probleminin kullanıcı hatasından kaynaklanan bir problem olmadığı, 4077 sayılı Yasa’nın 4.maddesi kapsamında gizli ayıplardan olduğu 4077 sayılı Yasa 4 ve 13/3 maddesi gereği, alıcının (davacı) seçimlik haklarını kullanmaya hakkı olduğu” şeklinde düzenlenmiştir. Davanın açılmasından sonra mahkemece 24.02.2009 tarihli bilirkişi Yard.Doç.Dr…., Yard.Doç.Dr…. ve Prof.Dr. …’ın hazırladıkları rapordan “… kayıtlara göre aracın arka kısmından ses geliyor şikayeti üç defa gerçekleşmiş ancak tıkırtı veya lıkırdı şekilde olduğu söylenen böyle bir ses keşif sırasında yapılan test sürüşünde duyulmamıştır. Aracın belirtilen yol şartlarında 70 km üstünde motor ve şanzımanın bulunduğu ön bölgeden vınlama olarak tabir edilecek bir ses duyulmuş ise de, muadil bir araçla mukayese edilmediği için bu sesin normal motor ve şanzıman sesi olup olmadığı belirlenmemiştir” şeklindedir. Bu rapora itiraz üzerine, İstanbul’a yazılan talimat ile İTÜ Maslak Yerleşkesi Motorlu ve Taşıtlar labaratuvarında yapılan test sürüşleri sonucu 25.03.2010 tarihinde bilirkişiler Prof.Dr.İ. … , Prof.Dr. … ve Dr. … ’ın hazırladıkları raporlarına göre, “… Dava konusu araçta gerek lastik aşınması gerekse arka kısımdan gelen ses ile ilgili herhangi bir sorun olmadığı daha sonra meydana gelmiş arızaların garanti kapsamında giderildiği söz konusu arızaların malın değerini veya elverişliliğini önemli ölçüde azaltacak ya da ortadan kaldıracak bir arıza ya da kusur sayılmayacağı, dolayısıyla bu durumun satıcının ayıba karşı tekeffül sorumluluğuna sebep olacak nitelikte B.K.m.194 kapsamın da bir ayıp olarak nitelendirilmemesi gerektiği sonucuna varılmıştır” denilmiştir.
Yukarıda açıklanan bilirkişi kurulu raporunda da görüldüğü üzere; aracın ayıplı olup olmadığı, bu ayıbın imalat hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasında farklılıklar bulunmaktadır. Hükme esas alınan rapor, bu raporlar arasındaki aykırılığı giderecek mahiyette değildir.
Hal böyle olunca mahkemece yapılması gereken iş, bilirkişi raporuna itirazlar da gözetilerek ve dava konusu araç üzerinde inceleme yaptırılarak raporlar arasındaki aykırılığı ve itirazlarıda karşılar şekilde konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kurulundan Yargıtay denetime açık, ayrıntılı yeni bir rapor alınıp varılacak uygun sonuca göre, bir karar verilmekten ibarettir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre, davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesi yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 900 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.