Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/10415 E. 2012/4167 K. 15.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10415
KARAR NO : 2012/4167
KARAR TARİHİ : 15.03.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkeme Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki ayıplı maldan kaynaklanan seçimlik hakkının kullanılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalılar vek. Av. …’nün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin Tarsus bayisinden BMW marka … plaka sayılı aracı satın aldığını, garanti süresi içerisinde aracın sık sık arızalandığını, aracın ortalama 2-3 ay süre serviste kalması, arızaların giderilememesi, arızaların tekrarlayarak süreklilik kazanması ve gerek farklı arızaların, gerekse aynı arızanın 3 defadan fazla olarak tekrarlanmasının, aracı kullanılmaz hale getirdiğini belirterek ayıplı aracın fatura bedeli 152.383,71 TL nin fatura tarihi olan 23.3.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini ya da aracın yeni bir araçla değiştirilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, dava konusu aracın tüzel kişi tacir olan davacı tarafından ticari işlerinin devamında kullanılıyor olması ve tacirin tüm işlerinin ticari olması nedeniyle davaya bakmaya ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, ayrıca müvekkillerinin ikametlerinin Küçükçekmece sınırları içerisinde olduğunu, görevsizlik kararı verildikten sonra genel mahkemelerde davalının ikametgahı mahkemesi yetkili olduğundan yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, ayrıca davanın zaman aşımına uğradığını, davacı tarafça kanunda belirtilen süreler içerisinde muayene ve ihbar yükümlülüklerinin yerine getirilmediğini, kaldı ki araçta iddia edildiği gibi bir ayıbın da olmadığını bildirerek esas yönünden de davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacıya satılan aracın gizli ayıp nedeniyle ayıplı mal niteliğinde olduğu, davacının 4077 sayılı yasa kapsamında aracın bedelini talep etmeye hakkı bulunduğu, imalatçı, satıcı, ithalatçının ayıplı mal nedeniyle tüketicinin seçimlik haklarından müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne ve fatura bedelinin fatura tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un değişik 3/e maddesinde “tüketici, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi” olarak tanımlanmıştır. Somut olayda satış akdinin tarafları tacir olup, tarafların 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/e maddesinde tanımlanan tüketici kapsamına girmeyeceği düşünülmeden Tüketici Mahkemesi sıfatıyla yargılama yapılarak hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekilleri Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdir edilen 900,00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.