Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/10484 E. 2012/3046 K. 28.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10484
KARAR NO : 2012/3046
KARAR TARİHİ : 28.02.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin Kamu İktisadi Devlet Teşekkülü olduğunu, … Limanının özelleştirme kapsamında işletme hakkı devir yöntemiyle özelleştirildiğini, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 1997 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinde TDİ payı, ödenme şekli ve süresinin belirlendiğini, müvekkili kuruluş tarafından yapılan incelemede 2007 yılına ait TDİ payının hesaplanmasında eksiklik olduğunun raporla tespit edildiğini, eksik kalan miktarın ödenmesi için davalıya bildirimde bulunduklarını, ancak davalının ödeme yapmaması üzerine icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini, davalının başta hakem yoluna gidilmesini önerdiğini, ancak daha sonra vazgeçerek konunun sulhen çözümlenmesini, sulhle çözümlenmediği takdirde daha önceki ihtilaflarda olduğu gibi hukuk mahkemelerinde çözümlenmesini kabul ettiklerini bildirdiklerini, sulh yoluyla bir çözüm alınamadığından müvekkili adına dava açtıklarını, bu nedenlerle itirazın iptali ile %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalının ihtilafın mahkemede çözümüne rıza gösterdiği belgenin tarihinin 31.03.2010 olduğu, icra takibinin tarihinin ise 22.02.2010 olduğu, icra takip tarihi itibariyle davalının muvafakatinin bulunmadığı ve takibe karşı tahkim itirazında bulunmuş olduğu, sözkonusu tahkim itirazının yerinde olduğu, tahkim şartı varken icra takibi yapılmasının mümkün olmadığı, takip tarihi itibariyle davalı hakem koşulundan vazgeçmediğine göre davacının tek yanlı olarak vazgeçemeyeceği, bu nedenlerle tahkime gidilmesi gerekirken icra takibi yapılmasının usule uygun olmadığı, usule uygun geçerli bir takip bulunmaması gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 06.08.1997 tarihli “… Limanı İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi”nin 37. Maddesinde, uyuşmazlık halinde tahkime gidileceği kararlaştırılmıştır.Sözleşmenin tarafı olan davacı …, icra takibi başlatarak itirazın iptali davası açmıştır.Bu davada icra takibinde tahkim itirazında bulunan davalı ise aynı sözleşmeye dayanarak 11.12.2006 tarihinde … 2. Asliye Hukuk Mahkemesine 2006/466 Esas numaralı … aleyhine alacak talebinde bulunmuştur.
Davalı,sözleşmedeki tahkim şartını dikkate almadan kendi davasını genel mahkemede açmıştır.Ayrıca, 31.03.2010 tarihli fax yazısında da” … daha önceki hukuki ihtilafların da mahkeme de çözülmesi nedeniyle, konunun Hukuk Mahkemelerinde çözümünden yana olduklarını” bildirmişlerdir.
Sözleşmede bulunan geçerli tahkim şartına rağmen, sözleşmeye taraf olanların davalarını hakeme gitmeyerek Mahkemede açmış olmaları halinde tahkim sözleşmesinden vazgeçmiş olduklarının kabulü gerekir.
TMK 2. maddesine göre “herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorundadır.” Bir hakkın açıkça kötüye kullanımını hukuk düzeni korumaz. Davalı, kendi davasını genel mahkemelerde açmakla artık tahkim şartının uygulanması imkanını ortadan kaldırmıştır.Aleyhine açılan davada tahkim itirazında bulunması TMK 2. Maddesi uyarınca, hakkın kötüye kullanılmasını oluşturur.Tahkim itirazı kubul edilemez.
Mahkemenin, tahkim itirazını reddederek işin esasına girip uyuşmazlığı çözüme bağlaması gerekirken tahkim itirazının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulüne mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.02.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.