Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/10666 E. 2012/3933 K. 12.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10666
KARAR NO : 2012/3933
KARAR TARİHİ : 12.03.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili; davalı tarafından müvekkili aleyhine Aliağa İcra Müdürlüğünün 2008/1337 E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını, müvekkilinin takip alacaklısı …’i hiç tanımadığını, müvekkilinin 22/08/2007 tarihinde “… Rent A Car”dan … plakalı Renault … marka aracı kiraladığını, bu aracın gerçek maliki … tarafından sözü edilen firma sahibi Sami Öter’e araç kira sözleşmesi ile teslim edildiğini, müvekkilinin Sami Öter ile araç kira sözleşmesi akdettiği sırada takibe konu bir adet boş bono imzalatıldığını, aracın kiralanmasından 6 ay sonra 19/02/2008 tarihinde alkollü ve ehliyetsiz olan … Solmaz isimli arkadaşının araç ile tek taraflı kaza yaptığını, alkollü ve ehliyetsiz araç kullanma nedeniyle sigortadan hasar bedelini tazmin edemeyen davalının bu boş bonoyu bedel kısmına 30,000,00-TL yazarak icraya koyduğunu belirterek sözü edilen takibin iptaline, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra dosyasındaki müvekkilinin maaşından yapılan kesintilerin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline iadesine ve davalıdan %40’tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; iddiaların doğru olmadığını, takip konusu bononun davacı borçluya müvekkilince verilen ödünç para karşılığı düzenlendiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve hükme dayanak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; davacı tarafından araç kiralama sözleşmesine istinaden davalıya boş şekilde imzalanmış bono verildiği, her ne kadar davalı taraf, takip konusu bonoyu ödünç para karşılığı davacıdan aldığını savunmuş ise de; genel hayat tecrübelerine göre, araç kiralama sözleşmelerinde aracı kiralayan kişinin boş bono vermesinin genel bir uygulama olduğu, somut olayda da bononun boş halde imzalanıp araç kiralama sözleşmesi nedeniyle teminat amaçlı olarak davacı tarafından düzenlenip davalıya verildiği dosyadaki deliller, özellikle ceza dosyası içeriği, sözleşmeler ve maliye kayıtları ile anlaşıldığı, davacı bu olağan duruma dayandığı için ispat yükü karşı tarafa geçmiş olup, davalı tarafça da olağan durumun aksi, yani bononun ödünç para karşılığı düzenlendiği iddiasının ispatlanamadığı, davacının araç kiralama sözleşmesine konu aracı geçici olarak verdiği dava dışı … Solmaz’ın tek taraflı, ehliyetsiz ve alkollü şekilde meydana getirdiği kazadan dolayı bakım ve muhafaza

../..

Sayfa -2-

yükümlülüğünün ihlali nedeniyle ortaya çıkan zararlardan sorumlu olduğu, bu bağlamda trafik kazası nedeniyle davacının toplam 11.250,00-TL zararının oluştuğu, buna karşılık, kira sözleşmesi dönemine ait araç trafik cezalarına ilişkin ödeme makbuzları asıllarının taraflarca sunulmaması nedeniyle trafik kazasından önceki tarihte işlenen trafik suçları ilgili para cezalarının muhatapları …, …, … tarafından ödendikleri sonucuna varıldığı, takip tarihinden sonra trafik para cezaları ile ilgili yapılan ve yapılacak ödemeler konusunda davalının hakkının saklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının, takibe konu 30.000,00-TL bedelli bononun icra takip tarihi itibariyle 18.750,00-TL’lik kısmından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı vekilinin kötü niyet tazminat talebinin davanın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava nakden düzenlenmiş bono nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davalı, davacıya verdiği borç para karşılığında bononun düzenlendiğini savunmuş ve böylece bononun düzenlenme sebebini talil etmemiştir. Bu durumda ispat külfeti davacı tarafta olup, davacı bonoya karşı ileri sürdüğü iddialarını aynı kuvvette yazılı delille kanıtlamak zorundadır. Mahkemece ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer, davacının ise tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.