Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/10672 E. 2012/4500 K. 19.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10672
KARAR NO : 2012/4500
KARAR TARİHİ : 19.03.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkili davacının 2006 yılı başlarında arkadaşı … ile birlikte … ‘a iki adet çekici satın almak amacıyla Çatalca yolu üzerinde faaliyet gösteren … isimli şahsın işyerine gittiklerini, satın alınan çekiciler karşılığında her biri 2.200,00-TL bedelli yaklaşık 90 adet senedin hem asıl borçlu … hem de kefil olan davacı müvekkili tarafından imzalanmak suretiyle tanzim edilerek … ’a verildiğini, senetlerin vadeleri geldiği halde asıl borçlu … Umur tarafından bedellerinin ödenmemesi üzerine ilk dört senet bedelinin davacı müvekkil tarafından alacaklıya ödendiğini, bu arada davacı müvekkilinin arkadaşı … ile çekicileri satan … arasında bir tanışıklık olduğunu, kendisine karşı bir oyun oynandığını düşünmeye başladığını, bir sonraki senet olan 15/02/2006 tanzim tarihli 20/06/2006 vade tarihli ve 2.200,00-TL bedelli senedin, alacaklısı … tarafından 16/03/2007 tarihinde Nevşehir 1. İcra Müdürlüğü 2007/920 Esas sayılı dosyasından takibe konulduğunu, müvekkilinin senedin fotokopisini gördüğünde imzanın kendisine ait olmadığını gördüğünü, … hakkında Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’na 27/05/2009 tarihinde dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçlarından suç duyurusunda bulunduklarını, öncelikle Nevşehir 1. İcra Müdürlüğünün 2007/920 Esas sayılı icra takibinin iptaline, takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, borçlu olmadığı senet nedeniyle yapmış olduğu tüm ödemelerin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte taraflarına ödenmesine, alacaklı görünen …’ın takibinde haksız ve kötü niyetle hareket ettiğinden alacağın %40’ından aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, haczedilerek muhafaza altına alınan menkul malların iadesine, mümkün olmadığı takdirde değeri oranında tutarın yasal faiziyle birlikte taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı tarafından ileri sürülen iddiaların asılsız olduğunu, takip konusu 20/06/2006 vade tarihli ve 2.200,00-TL bedelli bononun ciro yoluyla müvekkiline devredildiğini, ayrıca icra takibi aşamasında davacı-borçlu tarafından borcun kabul edildiğini, bu aşamadan sonra davacının artık borçlu olmadığını ileri süremeyeceğini, müvekkilinin iyi niyetli 3. kişi konumunda olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; davanın borçlu olmadığının tespiti davası olduğu, ancak davacının Nevşehir 21. İcra Müdürlüğünün 2007/920 takip numaralı dosyasında takip kesinleştikten sonra, 25/12/2008 tarihli dilekçesi ile borcu kabul ettiği ve kısmi ödemede bulunduğu, borcu olmadığının ispat külfetinin davacıya düştüğü, davacının bu iddiasını herhangi bir delille kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 19.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.