YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10757
KARAR NO : 2011/11935
KARAR TARİHİ : 05.10.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, bonoya dayanarak davalı şirkete borç para verdiğini, ancak bono bedelinin tamamının ödenmediğini ileri sürerek girişilen takibe yapılan itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senedin zamanaşımına uğradığını, davacının … Holding A.Ş.nin ortağı olduğunu, 2001 ekonomik krizde davacıdan borç para aldığını ve davacının 100.000 DM verdiğini, davacının bunun yanında ortaklık payının bir kısmı için de bono verilmesini istediğini ve kısmi ödeme yapıldığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Hükmüne uyulan Dairemiz Bozma Kararında özetle; “…Dinlenen tanıkların davacının davalıya 100.000 DM borç verildiğini ifade ettikleri, bu durumda davacının iddiasını kanıtlamış sayılacağı, Mahkemece iddia ve savunma ile bağlılık kuralı gözetilerek kanıtlanan kısım yönünden kabul kabul kararı verilmesi gerekirken, kanıtlanamayan alacak bölümünü de içerir şekilde talebin tamamen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği” belirtilmiştir.
Bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda Mahkemece, benimsenen bilirkişi kurulu raporu ve dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulü ile davalının Karaman İcra Müdürlüğü’nün 2007/4383 takip sayılı dosyasında 2.708,50 TL asıl alacak ile 67.143,41 TL. işlemiş faiz alacağına yapmış olduğu itirazın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın %40’ı oranında hesaplanan 1.083,40 TL. icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu bono zamanaşımına uğradığına göre kambiyo hukukuna dayalı haklar yitirilmiş olacağından senette vade olarak belirtilen tarihten itibaren temerrüt faizi yürütülmesi doğru değildir. Takipte BK’nın 101. maddesi çerçevesinde temerrüt ihtarına da rastlanılmadığından temerrüdün takip tarihinde oluştuğunun kabulü ile o tarihten faize hükmedilmesi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.