Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/10906 E. 2012/4091 K. 14.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10906
KARAR NO : 2012/4091
KARAR TARİHİ : 14.03.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; taraflar arasında yürütülen gayriresmi birliktelik sırasında müvekkilince bu ilişkinin teminatını oluşturmak üzere 50.000 TL tutarlı bir adet çekin keşide edilerek davalıya verildiğini, birlikteliğin sonlanması üzerine davalı yanca çekin müvekkili aleyhine takibe konu edilmiş ise de müvekkilinin çek nedeniyle davalıya bir borcu bulunmadığını, hazırlık soruşturması sırasında alınan ifadesinde davalının da çekin teminat amacıyla düzenlendiğini ikrar ettiğini belirterek, çek nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; takibe konu çekin teminat amacıyla düzenlenmediğini, bilakis müvekkilince davacıya verilen borç paranın karşılığında keşide edildiğini bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuş ve %40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece; somut olayda takibe konu senedin ahlaka ve adaba aykırı bir amaçla düzenlenmiş olduğunun saptandığı, davalının hakkındaki şikayet üzerine Cumhuriyet Savcılığında verdiği ifadesinde senedin teminat amacıyla düzenlendiğini ikrar ettiği ve tanık beyanlarıyla bu hususun desteklendiği gerekçesiyle davacı yanca kanıtlanan davanın kabulüne, davacının takibe konu çek nedeniyle davalıya borçlu bulunmadığının tespitine koşulları oluşmadığından tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava çek nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı davalıyla birlikte yaşadığı sıradan duygusal bir anında davalının talebi üzerine dava konusu çeki teminat amacıyla verdiğini iddia etmiş, davalı ise davacıya verdiği maddi yardımların karşılığında bu çekin alındığını, iddia edildiği gibi çekin evlilik dışı birlikteliğin teminatı olmadığını bildirmiştir. Davalı hazırlık tahkikatındaki ifadesinde de benzer beyanlarda bulunmuş ve davacıya para verdiğini ve bunun karşılığında çeki aldığını açıklamıştır. Bu iddia ve savunma karşısında; çekin ahlaka ve adaba aykırı bir amaçla verildiğinin kabulünde isabet görülmemiştir.
Kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekir. Davacı bu kuralın aksini iddia ettiğine göre somut olayda ispat külfeti davacıdadır. Senede karşı ileri sürülen her türlü iddia ve def’inin yazılı delille kanıtlanması gerekir. Davalı tanık dinlenilmesine muvafakat etmediğine göre somut olayda tanık dinlenmesi usul ve yasaya aykırıdır. Mahkemece bu ilkeler çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılıp, deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre davacı yanın temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.