YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10933
KARAR NO : 2012/2657
KARAR TARİHİ : 22.02.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkilinin de hissedarı bulunduğu taşınmaz üzerinde yapılacak inşaatla ilgili olarak dava dışı… ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini ve müvekkilince hissesine düşecek dairenin bedel farkına ilişkin 16.000 TL. tutarındaki bir bononun lehtar kısmı boş bırakılarak anılan şahsa teslim edildiğini, sonrasında müvekkilinin borcunu ödeyerek senedin bedelsiz kalmış olmasına rağmen dava dışı … tarafından bononun lehtar hanesine davalı adı yazılarak davalıya teslim edildiğini ve bu davalı tarafından bonoya dayalı şekilde müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, oysa taraflar arasında bir ilişki bulunmadığını belirterek, bono nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili duruşmadaki beyanında; takibe konu senedin dava dışı…’den olan alacağına karşılık bu şahıs tarafından davacıdan alınarak kendisine teslim edildiğini, davacı iddialarının doğru olmadığını, senet tesliminin davacının bilgisi dahilinde bulunduğunu bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; taraf beyanlarına göre takibe konu senedin lehtar hanesi boş şekilde davacı yanca dava dışı…’e verildiği, bu kişinin de senedi borcundan dolayı davalıya vermesi üzerine lehtar kısmına davalı adı yazılmak suretiyle takibe konu edildiği anlaşılmakta olup, taraflar arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığına göre usulüne uygun şekilde kendisine ciro edilmeyen senedin lehtar hanesine kendi adını yazarak takibe geçen davalının senetten dolayı hak sahibi bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
T.T.K.’nun 592. maddesine göre açığa senet düzenlenmesi mümkündür. Dava konusu senedin lehdar hanesi boş olarak davacı tarafından imzalanıp dava dışı…’e verildiği ve davalının isminin lehdar hanesine yazıldığı iddiasıyla iş bu dava açılmış ise de davacı senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu yazılı delillerle kanıtlamak zorundadır. Boş olarak verilen senedin lehdar hanesine senedin verildiği kişinin ya da bir başka kişinin isminin yazılması bu kuralın geçerliliğini etkilemez. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.